Uzun yıllar erkeklerle özdeşleştirilen akciğer kanseri, kadınlar açısından da önemli bir sağlık sorunu. Sigara en büyük önlenebilir risk faktörü olmayı sürdürürken, hiç sigara kullanmamış kişilerde de hastalık görülebiliyor. Uzmanlar özellikle yüksek risk grubundakilerin herhangi bir şikâyet ortaya çıkmasını beklememesi gerektiğine dikkat çekiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, hastalığın erken dönemlerde herhangi bir belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, özellikle risk grubundaki kadınların “Hiçbir şikâyetim yok” düşüncesiyle kontrollerini ertelememesi gerektiğini belirtti.

Türkiye'deki Verilerde Yüzde 25'lik Artış

Sağlık Bakanlığının ulusal kanser kayıtlarına göre kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı 2014 yılında yüz binde 8,7 iken 2018 yılında yüz binde 10,9'a yükseldi. Bu iki yıl karşılaştırıldığında artış yaklaşık yüzde 25'e karşılık geliyor. Ancak bu veri, kadınlarda akciğer kanserinin günümüzde de aynı hızla artmaya devam ettiği anlamına gelmiyor. Ülkeler ve yaş grupları arasında farklı eğilimler görülebiliyor.

Sigara İçmeyenlerde de Görülebiliyor

Akciğer kanserinin en önemli önlenebilir risk faktörü tütün kullanımı. Buna rağmen hastalık yalnızca sigara kullananlarda ortaya çıkmıyor. Prof. Dr. Kaba; pasif sigara dumanı, hava kirliliği, radon, asbest ve bazı mesleki kanserojenlere maruz kalmanın da risk oluşturabileceğini belirtti. Biyolojik ve genetik farklılıkların etkisi üzerinde de araştırmalar devam ediyor. Bu nedenle “Sigara kullanmıyorum, akciğer kanseri olmam” düşüncesinin doğru olmadığını vurgulayan Kaba, sigara içmeyen kişilerin de özellikle pasif dumandan korunmasının önemli olduğunu ifade etti.

Bu Belirtilere Dikkat

Akciğer kanserinde görülebilen belirtiler arasında uzun süren veya niteliği değişen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonları bulunuyor. Açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik de görülebilen belirtiler arasında. Ancak erken evrede hiçbir belirti bulunmayabileceği için yalnızca bu şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemek erken tanı açısından yeterli değil.

Her 50 Yaşını Geçenin Tarama Yaptırması Gerekmiyor

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Akciğer kanseri taraması 50 yaşını geçen herkese yönelik rutin bir uygulama olarak değerlendirilmemeli. Prof. Dr. Kaba, 50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara kullanımına karşılık gelen sigara öyküsü bulunan yüksek risk grubundaki kişilerin düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranmasını öneriyor. Taramanın kimlere ve hangi aralıklarla uygulanacağına ise kişinin yaşı, sigara kullanım geçmişi ve diğer risk faktörleri değerlendirilerek hekim tarafından karar verilmesi önem taşıyor.

Erken Tanı Tedavi Seçeneklerini Değiştiriyor

Akciğer kanserinde uygulanacak tedavi hastalığın türüne, evresine, moleküler özelliklerine ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirleniyor. Erken evredeki küçük hücreli dışı akciğer kanserinde cerrahi temel tedavi seçeneklerinden biri olurken, uygun hastalarda minimal invaziv ve robotik cerrahi yöntemlerinden de yararlanılabiliyor. Tedavide ayrıca kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçlar kullanılabiliyor.

Prof. Dr. Kaba, erken evrede tespit edilen uygun vakalarda cerrahi tedaviyle tam iyileşmenin mümkün olabildiğini, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerdeki gelişmelerin ileri evre hastalarda da yeni tedavi seçenekleri sağladığını belirtti. (Acıbadem)

Muhabir: HABER MERKEZİ