Uzman Klinik Psikolog Mert Adil, uzun süre dikkat verme, karar alma, sorun çözme ve sürekli ulaşılabilir olmanın zihinsel yük oluşturabildiğini belirterek, dinlenmenin yalnızca bedensel olarak durmak anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Gün boyunca ağır bir fiziksel iş yapılmamasına rağmen akşam saatlerinde hiçbir şey yapmak istememek, basit kararları bile ertelemek veya dikkati toplamakta zorlanmak birçok kişinin karşılaştığı durumlar arasında bulunuyor.
Bu tabloya zaman zaman unutkanlık hissi, tahammülsüzlük ve normal şartlarda kolay yapılabilecek işlerin daha zor gelmesi de eşlik edebiliyor. Ancak bu belirtiler tek başına bir hastalık veya tükenmişlik anlamına gelmiyor. Uzman Klinik Psikolog Mert Adil’e göre zihinsel yorgunluğun arkasında yalnızca yoğun düşünmek değil, gün içerisinde fark edilmeden sürdürülen birçok bilişsel faaliyet de bulunabiliyor.
İş Bitse Bile Zihin Çalışmaya Devam Edebiliyor
Uzun süre dikkati korumak, hata yapmamaya çalışmak, sorun çözmek, başkalarının beklentilerini takip etmek ve gün boyunca peş peşe küçük kararlar vermek zihinsel kaynakların kullanılmasına neden olabiliyor. İş yerinden çıkmak ise zihinsel olarak işten uzaklaşmak için her zaman yeterli olmuyor.
Eve geldikten sonra iş mesajlarını kontrol etmek, ertesi gün yapılacakları düşünmek, gerçekleşmesi muhtemel konuşmaları zihinde tekrar etmek veya tamamlanmamış işleri değerlendirmeye devam etmek zihinsel yükün akşam saatlerine taşınmasına neden olabiliyor. Adil, bu durumu, “İş bittiğinde bu süreçler zihinde devam ediyorsa kişi dinlenmeye vakit ayırsa bile gerçekten işten ayrılmış olmayabilir” sözleriyle açıklıyor.
Zihinsel Yük Sadece İş Hayatından Kaynaklanmıyor
Zihinsel yorgunluğun kaynağı yalnızca çalışma hayatı değil. Evde yapılacak işleri sürekli planlamak, aile bireylerinin sorumluluklarını takip etmek, bir yakının bakımını üstlenmek, ekonomik konuları düşünmek veya gün boyunca ulaşılabilir durumda kalmak da zihinsel yük oluşturabiliyor. Bu nedenle kişinin fiziksel olarak dinleniyor görünmesi, zihninin de aynı anda dinlendiği anlamına gelmeyebiliyor.
Telefonda Geçirilen Mola Her Zaman Dinlendirmeyebilir
Molanın süresi kadar nasıl geçirildiği de önem taşıyor. Yoğun bir çalışma döneminin ardından sosyal medyada dolaşmak veya art arda kısa videolar izlemek işten uzaklaşma hissi oluşturabilse de hızla değişen içerikler ve bildirimler dikkatin çalışmaya devam etmesine yol açabiliyor. Bu durum ekran kullanımının her koşulda zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Dinlenme açısından belirleyici olan nokta, yapılan etkinliğin kişinin üzerindeki zihinsel yükü azaltıp azaltmadığı.
2022 yılında yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizde, 10 dakikaya kadar olan kısa molaların canlılık hissinin artması ve yorgunluğun azalmasında küçük ancak anlamlı yararlar sağlayabildiği bildirildi. Bilişsel açıdan daha ağır görevlerin ardından performansın toparlanması için ise daha uzun molalara ihtiyaç duyulabileceği görüldü.
Zihni Dinlendirmek İçin Neler Yapılabilir?
Adil’e göre gün sonunda zihinde kalan işleri görünür hale getirmek uygulanabilecek yöntemlerden biri. Tamamlanan işleri, ertesi güne bırakılanları ve bir sonraki gün yapılacak ilk işi kısa şekilde not etmek, zihnin yapılacakları sürekli hatırlatma çabasını azaltmaya yardımcı olabiliyor. İş ile dinlenme zamanı arasında belirgin bir geçiş oluşturmak da uygulanabilecek yöntemler arasında bulunuyor. Kısa bir yürüyüş yapmak, kıyafet değiştirmek veya belirli bir saatten sonra iş bildirimlerini kapatmak bu geçişi belirginleştirebiliyor.
Yoğun ekran kullanımının ardından yürüyüş yapmak, duş almak, yemek hazırlamak veya bedensel ritmi bulunan başka bir işle ilgilenmek de bazı kişiler açısından farklı bir dinlenme biçimi oluşturabiliyor. Ancak herkes için geçerli tek bir dinlenme yöntemi bulunmuyor. Kişinin yaptığı etkinliğin ardından dikkatinin toparlanıp toparlanmadığı ve üzerindeki yük hissinin azalıp azalmadığı belirleyici oluyor.
Her Zihinsel Yorgunluk Tükenmişlik Değil
Yoğun geçen birkaç günün ardından hissedilen zihinsel yorgunluk ile uzun süredir devam eden tükenmişlik aynı tablo olarak değerlendirilmiyor. Dünya Sağlık Örgütü, tükenmişliği başarıyla yönetilemeyen kronik iş stresiyle bağlantılı mesleki bir olgu olarak tanımlıyor. Enerji kaybı, işe karşı zihinsel mesafenin artması veya olumsuz duygular ve mesleki yeterlilikte azalma bu tanımın temel boyutları arasında bulunuyor. Bu nedenle kısa süreli yorgunluk ile uzun süre devam eden ve kişinin günlük yaşamını etkileyen belirtilerin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Haftalarca Geçmiyorsa Dikkat
Dinlenmeye rağmen haftalar boyunca devam eden yorgunlukta profesyonel değerlendirme gerekebiliyor. Sabahları sürekli dinlenmemiş uyanma, günlük işlevlerde belirgin kayıp, uyku veya iştah değişiklikleri, çökkünlük ya da yoğun kaygının tabloya eşlik etmesi durumunda bir uzmana başvurulması öneriliyor. Uzun süreli yorgunluğun yalnızca psikolojik nedenleri de bulunmuyor. Uyku bozuklukları, kansızlık, tiroit sorunları, bazı enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve farklı tıbbi durumlar benzer yakınmalara neden olabiliyor. Bu nedenle uzun süren veya günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyen yorgunlukta gerektiğinde hekim ve ruh sağlığı uzmanı değerlendirmesinin birlikte yapılması önem taşıyor.





