Uçak, otobüs ya da otomobille yapılan uzun yolculuklarda saatlerce hareketsiz kalmak, bacaklardaki kan dolaşımını yavaşlatarak pıhtı oluşumu riskini artırabiliyor. Özellikle 4 saatten uzun süren yolculuklarda alınacak basit önlemler önem taşırken, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Filiz Bakkal yolculuk sırasında dikkat edilmesi gereken 8 noktayı sıraladı.
Özellikle 4 saatten uzun uçak, otobüs ve otomobil yolculuklarında bacakların uzun süre hareketsiz kalması toplardamarlardaki kan akışını yavaşlatabiliyor. Bu durum, derin ven trombozu olarak bilinen DVT gelişme riskini artırabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Filiz Bakkal, uzun yolculuklarda pıhtı riskini azaltmak için alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.
Saatlerce Hareketsiz Kalmak Riski Artırıyor
Derin ven trombozu, çoğunlukla bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısının oluşmasıyla ortaya çıkıyor. Uzun süre hareketsiz kalındığında bacak toplardamarlarındaki kan akışının yavaşlaması, kanın göllenmesine ve bazı kişilerde pıhtı oluşmasına neden olabiliyor. Uçakta, otobüste veya otomobilde saatlerce aynı pozisyonda kalmak da bu nedenle risk faktörleri arasında bulunuyor. CDC verilerine göre 4 saatten uzun süren uçak, otomobil, otobüs veya tren yolculuklarında pıhtı riski artabiliyor. Bununla birlikte sağlıklı kişilerde seyahatle ilişkili pıhtı gelişme riski genel olarak düşük kabul ediliyor; risk, kişide başka faktörlerin de bulunması halinde yükseliyor.
Kimlerde Risk Daha Yüksek?
Daha önce pıhtı geçirmiş kişiler, yakın zamanda ameliyat olan veya hastanede yatanlar, aktif kanser hastaları, ileri yaştakiler ile obezitesi bulunan kişilerde risk daha yüksek olabiliyor. Gebelik, doğum sonrası dönem, bazı hormon ilaçlarının kullanımı, kalıtsal pıhtılaşma bozuklukları ve hareket kabiliyetinin kısıtlı olması da risk faktörleri arasında yer alıyor. Yaz aylarında yapılan seyahatlerde sıcak havanın etkisiyle sıvı kaybı da artabiliyor. Bu nedenle yolculuk süresince yeterli miktarda su tüketilmesi önem taşıyor. Bakkal, pıhtı oluşumu açısından en önemli risklerden birinin uzun süre hareketsiz kalmak olduğuna dikkat çekti.
Pıhtı Akciğere Ulaşırsa Hayati Tehlike Oluşturabilir
Derin ven trombozu her zaman belirgin bir şikâyetle ortaya çıkmayabiliyor. Ancak özellikle uzun bir yolculuğun ardından tek bacakta şişme, açıklanamayan ağrı veya hassasiyet, kızarıklık ve ısı artışı görülmesi DVT belirtisi olabiliyor. Bacak toplardamarında oluşan pıhtının bir bölümünün koparak akciğere ulaşması durumunda ise pulmoner emboli ortaya çıkabiliyor. Pulmoner emboli hayati tehlikeye yol açabilen ciddi bir tablo olarak değerlendiriliyor. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma ve kanlı öksürük gibi belirtilerde acil tıbbi değerlendirme gerekiyor.
Uzun Yolculuklarda Pıhtı Riskini Azaltan 8 Önlem
Op. Dr. Filiz Bakkal, uzun süreli yolculuklarda hareketsizliği azaltmak ve bacak dolaşımını desteklemek için şu önlemlere dikkat çekti:
1. Düzenli Hareket Edin
Uçak veya otobüs yolculuğunda şartlar uygun olduğunda koltuktan kalkarak kısa yürüyüşler yapılması gerekiyor. CDC, uzun yolculuk sırasında mümkün olduğunda her 1-2 saatte bir ayağa kalkıp hareket edilmesini öneriyor.
2. Otomobil Yolculuklarında Mola Verin
Saatlerce kesintisiz araç kullanmak yerine belirli aralıklarla mola verilmesi ve birkaç dakika yürünmesi bacaklardaki kan dolaşımının hareketlenmesine yardımcı olabiliyor.
3. Ayak Bileklerinizi Hareket Ettirin
Koltuktan kalkmanın mümkün olmadığı durumlarda ayak bileklerinin yukarı-aşağı hareket ettirilmesi ve dairesel hareketler yapılması öneriliyor.
4. Baldır Kaslarını Çalıştırın
Otururken topukları yerde tutup ayak parmaklarını kaldırmak, ardından ayak parmaklarını yerde tutarak topukları kaldırmak baldır kaslarını çalıştırabiliyor. CDC de uzun süre oturulan yolculuklarda benzer bacak egzersizlerini öneriyor.
5. Bacak Bacak Üstüne Atmayın
Uzun süre aynı pozisyonda kalmak yerine bacakların rahat ve hareket ettirilebilir bir pozisyonda tutulması öneriliyor. Yolculuk sırasında bacakların hareketini kısıtlayan pozisyonlardan mümkün olduğunca kaçınılması gerekiyor.
6. Yeterli Su Tüketin
Özellikle sıcak havalarda yapılan seyahatlerde vücudun sıvı kaybını karşılamak için düzenli su tüketilmesi önem taşıyor. NHS de uzun yolculuklarda yeterli su içilmesini ve susuz kalmaktan kaçınılmasını öneriyor.
7. Sıkı Kıyafetlerden Kaçının
Bel ve bacak bölgesini aşırı sıkan kıyafetler yerine daha rahat kıyafetlerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. CDC de uzun süreli seyahatlerde rahat ve bol kıyafet kullanılmasını önerileri arasında sıralıyor.
8. Risk Grubundaysanız Yolculuk Öncesi Doktora Danışın
Daha önce DVT veya pulmoner emboli geçirenlerin ya da başka pıhtı risk faktörleri bulunanların yolculuk öncesinde hekimlerine danışmaları gerekiyor. Kompresyon çorabı kullanılması veya ilaçla koruma gerekip gerekmediğine kişinin sağlık durumu ve risk düzeyi değerlendirilerek doktor tarafından karar verilmesi gerekiyor. CDC, pıhtı açısından yüksek risk taşıyan kişilerin uzun yolculuktan önce kompresyon çorabı veya koruyucu ilaç gerekip gerekmediğini doktorlarıyla görüşmelerini öneriyor. Seyahat kaynaklı pıhtıyı önlemek amacıyla kişilerin kendi başına aspirin kullanması ise tavsiye edilmiyor.
Yolculuk Sonrası Bu Belirtileri Hafife Almayın
Uzun bir yolculuğun ardından özellikle tek bacakta şişlik, ağrı, hassasiyet, kızarıklık veya belirgin sıcaklık artışı oluşması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşıyor. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya kanlı öksürük gelişmesi durumunda ise pulmoner emboli ihtimali nedeniyle acil tıbbi yardım alınması gerekiyor. (Kaynak: memorial.com.tr)





