Masa başında geçirilen saatlerin artması, kısa mesafelerde bile otomobil kullanılması ve günlük ihtiyaçların internet üzerinden kapıya kadar gelmesi hareket miktarını giderek azaltıyor. Yaşam biçimindeki bu değişiklikler kalp ve damar sağlığı açısından da önem taşıyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Alkan Arpaçay, hareketsiz yaşamın yanı sıra obezite, stres ve sağlıksız beslenmenin kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Arpaçay, özellikle hazır ve işlenmiş gıdaların tüketiminin sınırlandırılması ve fiziksel aktivitenin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirtti.

Tartıdaki Rakam Tek Başına Yeterli Değil

Kalp sağlığı açısından yalnızca kişinin kaç kilogram olduğuna bakılmasının yeterli olmadığını ifade eden Arpaçay, vücuttaki yağ ve kas dağılımının da önemli olduğuna dikkat çekti. Özellikle bel çevresi ve karın bölgesindeki yağlanmanın değerlendirilmesi gerektiğini belirten Arpaçay, yaş ilerledikçe ortaya çıkabilen kas kaybına karşı fiziksel aktivitenin önem kazandığını söyledi. Düzenli egzersiz yalnızca kilo kontrolüne katkı sağlamıyor. Fiziksel aktivitenin kas kütlesinin korunması, uyku kalitesi ve stres yönetimi üzerinde de olumlu etkileri bulunuyor.

Yürüyüşün Yanına Kas Güçlendirici Egzersizler

Arpaçay, fiziksel aktivitenin yalnızca yürüyüşle sınırlandırılmaması gerektiğine de dikkat çekti. Kas kütlesinin korunması açısından kişinin yaşı ve sağlık durumuna uygun direnç egzersizlerinin de yaşamın bir parçası haline getirilmesinin yararlı olabileceğini belirten Arpaçay, özellikle bacak kaslarının güçlendirilmesinin önemine işaret etti. Egzersiz programının kişinin yaşı, mevcut hastalıkları ve fiziksel kapasitesine göre belirlenmesi gerekiyor. Özellikle kalp-damar hastalığı bulunanların yoğun egzersize başlamadan önce hekim değerlendirmesi alması önem taşıyor.

Kalp Kontrolünü İhmal Etmeyin

Kalp ve damar hastalıklarında risk faktörlerinin erken belirlenmesi açısından sağlık kontrollerinin önemine değinen Arpaçay, özellikle orta yaşlardan itibaren düzenli hekim değerlendirmesi yapılmasını önerdi. Kontrol sıklığının ise herkeste aynı olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Yaşın yanı sıra ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü, tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı ve mevcut kalp-damar hastalıkları kişinin risk durumunu değiştirebiliyor. Göğüste ağrı veya baskı, nefes darlığı, bayılma gibi belirtilerde ise rutin kontrol zamanını beklemek yerine sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Sofrada Akdeniz Tipi Beslenme

Kalp sağlığının korunmasında beslenmenin de önemli olduğunu belirten Arpaçay, sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık, zeytinyağı ve kuruyemişlerin ağırlıkta olduğu Akdeniz tipi beslenmeye dikkat çekti. İşlenmiş gıdaların ve aşırı tüketimin sınırlandırılması gerektiğini ifade eden Arpaçay, tam tahıllı ürünlerin kan şekerinin daha dengeli seyretmesine ve daha uzun süre tokluk hissine katkıda bulunabileceğini belirtti. Kalp-damar hastalıklarına karşı korunmada tek bir besin veya egzersizden ziyade beslenme, hareket, sigaradan uzak durma, uyku, kilo kontrolü ve kişisel risklere uygun sağlık takibinin birlikte ele alınması önem taşıyor. (Kaynak: AKC Tanıtım)

Muhabir: HABER MERKEZİ