Özellikle sonbahar ve kış aylarında artan solunum yolu enfeksiyonları, “Bağışıklığım zayıf mı?” sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Ancak yılda birkaç kez soğuk algınlığı geçirmek, tek başına bağışıklık sistemi yetersizliği anlamına gelmiyor. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta enfeksiyonların olağan dışı sıklıkta ortaya çıkması, uzun sürmesi, ağır seyretmesi veya standart tedavilere beklenen yanıtın alınamaması.

Tekrarlayan enfeksiyonlara dikkat

Bağışıklık sistemiyle ilgili sorunlarda orta kulak enfeksiyonları, sinüzit, zatürre, uzun süren ishal, tekrarlayan cilt veya doku apseleri ve ağızda uzun süre geçmeyen pamukçuk gibi enfeksiyonlar görülebiliyor. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği'nin paylaştığı bilgilerde de enfeksiyonların tekrarlaması ve olağandan ağır seyretmesi bağışıklık sistemi açısından değerlendirilmesi gereken durumlar arasında gösteriliyor. Özellikle enfeksiyon nedeniyle sık sık antibiyotik kullanılması, tedaviye rağmen hastalığın geçmemesi veya damardan antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulması halinde hekime başvurulması önem taşıyor.

Yorgunluk tek başına yeterli değil

Yetişkinlerde bağışıklık sistemi sorunlarına enfeksiyonların yanı sıra farklı belirtiler de eşlik edebiliyor. Yaraların normalden geç iyileşmesi, tekrarlayan mantar enfeksiyonları, iyileşmeyen cilt lezyonları, açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan ateş ve uzun süreli lenf bezi şişlikleri değerlendirilmesi gereken bulgular arasında bulunuyor. Sürekli yorgunluk ve halsizlik ise tek başına bağışıklık sistemi zayıflığının göstergesi olarak kabul edilmiyor. Çünkü yorgunluk; uyku sorunlarından kansızlığa, stres ve yaşam tarzından farklı hastalıklara kadar çok sayıda nedenle ortaya çıkabiliyor.

Bağışıklık neden zayıflar?

Bağışıklık sistemi sorunları doğuştan gelebileceği gibi sonradan da gelişebiliyor. Primer immün yetmezlik olarak adlandırılan durumlar bağışıklık sistemindeki bazı hücre veya proteinlerin genetik nedenlerle eksik ya da işlevsiz olması sonucunda ortaya çıkabiliyor. Sonradan gelişen bağışıklık sistemi zayıflıkları ise daha geniş bir neden grubuna sahip. Bazı kronik hastalıklar, bağışıklığı baskılayan ilaçlar, uzun süreli kortikosteroid kullanımı, bazı kanser tedavileri, HIV enfeksiyonu, ileri yaş ve yetersiz beslenme bunlar arasında yer alıyor.

Çocuklarda belirtiler farklı olabilir

Çocukların sık enfeksiyon geçirmesi her zaman bağışıklık sistemi hastalığı bulunduğu anlamına gelmiyor. Özellikle okul ve kreş dönemlerinde çocukların viral enfeksiyonlarla daha sık karşılaşması beklenebiliyor.

Ancak enfeksiyonların çok sık tekrarlaması, ağır seyretmesi, zatürre veya kulak enfeksiyonları nedeniyle tekrarlayan hastane başvurularının yaşanması ve büyüme-gelişmenin olumsuz etkilenmesi durumunda uzman değerlendirmesi gerekebiliyor. Ailede primer immün yetmezlik öyküsü bulunması da hekim değerlendirmesinde önem taşıyan bilgiler arasında.

Tek bir kan testiyle anlaşılmıyor

Bağışıklık sistemi hakkında yaygın yanlışlardan biri de tek bir kan tahliliyle sistemin “güçlü” veya “zayıf” olduğunun kesin olarak belirlenebileceği düşüncesi. Bağışıklık sistemi çok sayıda hücre, antikor ve farklı mekanizmanın birlikte çalıştığı karmaşık bir yapı. Bu nedenle şüpheli durumlarda kişinin enfeksiyon geçmişi, kullandığı ilaçlar, eşlik eden hastalıkları, muayene bulguları ve gerekli görülen laboratuvar testleri birlikte değerlendiriliyor.

Hangi durumda doktora başvurulmalı?

Enfeksiyonların alışılmadık derecede sık tekrarlaması, uzun sürmesi, tedaviye yeterli yanıt vermemesi veya açıklanamayan kilo kaybı ve tekrarlayan cilt enfeksiyonları gibi başka bulguların eşlik etmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Yüksek ateşle birlikte nefes darlığı, bilinç değişikliği, hızla yayılan cilt kızarıklığı veya şişliği ya da ense sertliği gibi belirtiler ise ciddi enfeksiyonların habercisi olabileceğinden acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.Kısacası yılda birkaç kez hastalanmak tek başına “bağışıklığım çöktü” anlamına gelmiyor. Hekimler açısından daha önemli olan, enfeksiyonların ne kadar sık görüldüğü kadar ne kadar ağır seyrettiği, ne kadar sürdüğü ve tedaviye nasıl yanıt verdiği. (Kaynak: Medicana.com.tr)

Muhabir: Haber Merkezi