Çocukların özellikle erken yaşlarda hareket ederek, oynayarak ve çevreleriyle etkileşime girerek öğrendiğini belirten Eren, terapi yönteminin çocuğun gelişimsel özellikleri ve bireysel ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Hareket etmek terapiye engel değil

Bazı çocukların hareket halindeyken terapiye daha kolay katılabildiğini ifade eden Eren'e göre doğru şekilde planlanan hareketli etkinlikler çocuğun dikkatini, katılımını ve iletişim kurmasını destekleyebiliyor. Bu nedenle dil ve konuşma terapisi yalnızca masa ve sandalye kullanılarak gerçekleştirilmiyor. Terapi; yerde oyun oynarken, salıncakta, kaydırakta, top havuzunda veya farklı hareketli etkinlikler sırasında da sürdürülebiliyor. Burada önemli olan etkinliğin çocuğun terapi hedeflerine göre planlanması.

Her oyun terapi anlamına gelmiyor

Eren, terapi sırasında oyun kullanılmasının “çocuk sadece oyun oynuyor” anlamına gelmediğini belirterek önemli bir ayrıma dikkat çekti. Her oyunun terapi olmadığını vurgulayan Eren, dil ve konuşma terapisinde kullanılan oyunların belirli hedefler doğrultusunda yapılandırıldığını ifade etti. Çocuk oyun sırasında yeni kelimeler kullanmayı, isteklerini ifade etmeyi, sıra almayı veya yönergeleri takip etmeyi öğrenebilir. Aynı zamanda hedeflenen ses ve heceler üzerinde çalışabilir, iletişim başlatma ve sürdürme becerilerini geliştirebilir.

Gecikmiş konuşma ve kekemelikte de kullanılabilir

Hareket ve oyun; gecikmiş konuşması bulunan çocuklarda kelime ve iletişim kullanımını desteklemek, konuşma sesi bozukluklarında hedeflenen sesleri çalışmak ve kekemelik yaşayan çocukların iletişim deneyimlerini desteklemek amacıyla terapi sürecine dahil edilebiliyor. Ancak her çocuk için aynı yöntemin uygulanmadığını belirten Eren, çocuğun dikkat süresi, hareket ihtiyacı, gelişim düzeyi ve iletişim becerilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Çocuğum yerinde durmuyor” diye endişelenmeli miyim?

Çocuğun hareketli olması her zaman terapi açısından sorun olduğu anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre amaç, çocuğu zorla masa başında tutmak yerine terapiye en iyi şekilde katılabileceği ortamı oluşturmak. Eren, dil ve konuşma terapisinde temel yaklaşımın çocuğu terapi yöntemine uydurmak değil, terapiyi çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendirmek olduğunu belirtti. Hareket ve oyun da belirlenen terapi hedefleri doğrultusunda kullanıldığında çocukların dil, konuşma ve iletişim becerilerini destekleyen araçlardan biri olabiliyor. (Kaynak: Doktortakvimi)

Muhabir: HABER MERKEZİ