Ceviz yağı, içerdiği çoklu doymamış yağ asitleri nedeniyle son yıllarda sağlıklı beslenmeye yönelik tercih edilen ürünlerden biri haline geldi. Ancak “sağlıklı yağ” olarak tanımlanması, sınırsız miktarda tüketilebileceği anlamına gelmiyor. Ceviz yağının içeriğinde omega-3 yağ asitlerinden alfa-linolenik asit (ALA), omega-6 yağ asitlerinden linoleik asit, gama-tokoferol ve çeşitli polifenolik bileşikler bulunuyor.

Besin değerleri ürünün çeşidine ve üretim yöntemine göre değişebilmekle birlikte 100 gram ceviz yağı yaklaşık 884 kalori içeriyor. Bu nedenle günlük beslenmeye eklenirken toplam enerji ve yağ tüketiminin de hesaba katılması gerekiyor.

Kalp ve damar sağlığı açısından dikkat çekiyor

Ceviz ve ceviz ürünlerinin kalp-damar sağlığı üzerindeki etkileri bilimsel araştırmalara konu oluyor. İçerdiği doymamış yağ asitlerinin, dengeli bir beslenme düzeni içerisinde doymuş yağların yerine tercih edilmesinin kan lipid profilinin desteklenmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Ancak ceviz yağının tek başına yüksek kolesterolü tedavi ettiği veya kalp-damar hastalıklarını önlediği yönündeki değerlendirmeler bilimsel verilerin ötesine geçiyor. Ceviz yağı, doktor tarafından uygulanan tedavinin veya reçeteli ilaçların alternatifi olarak görülmemeli.

Beyin sağlığı üzerindeki etkileri araştırılıyor

Ceviz yağındaki antioksidan ve anti-inflamatuar özellik gösteren bileşenlerin bilişsel fonksiyonlar üzerindeki olası etkileri de araştırılıyor. Mevcut çalışmalar umut verici sonuçlar içerse de ceviz yağının Alzheimer veya demans gibi hastalıkları önlediğini ya da tedavi ettiğini söylemek için yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor. Bu nedenle ceviz yağı bu alanda yalnızca dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilmeli.

Kan şekeri konusunda yanlış beklentiye dikkat

Ceviz yağının içerdiği bazı bileşenlerin metabolik sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin de araştırmalar bulunuyor. Ancak ceviz yağını kan şekerini düşüren veya diyabeti tedavi eden bir ürün olarak değerlendirmek doğru değil. Diyabet hastalarının özellikle yüksek enerji içeren yağları beslenmelerine eklerken günlük kalori dengesini dikkate almaları ve gerektiğinde hekim veya diyetisyen görüşü almaları önem taşıyor.

Ceviz yağını yüksek ısıda kullanırken dikkat

Ceviz yağı kendine özgü aroması nedeniyle özellikle salata, sos, soğuk meze ve benzeri yiyeceklerde kullanılabiliyor. Pişmiş yemeklere servis öncesinde az miktarda eklemek de tercih edilen yöntemler arasında. Kızartma ve yüksek sıcaklıkta uzun süreli pişirme ise ceviz yağının öne çıkan kullanım alanlarından değil. Yüksek sıcaklık yağın lezzetinde ve bazı bileşenlerinde değişikliklere neden olabiliyor.

“Doğal” olması sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmiyor

Ceviz yağıyla ilgili en yaygın yanılgılardan biri, doğal ve doymamış yağlardan zengin olması nedeniyle istenilen miktarda tüketilebileceğinin düşünülmesi. Yağlar enerji yoğun besinler arasında bulunuyor. Bu nedenle ceviz yağının fazla tüketilmesi günlük kalori alımını artırarak kilo kontrolünü zorlaştırabilir.

Ceviz alerjisi bulunanlar dikkat etmeli

Ağaç yemişlerine ve özellikle cevize karşı alerjisi bulunan kişilerin ceviz yağı tüketirken de dikkatli olması gerekiyor. Üretim ve rafinasyon yöntemine bağlı olarak bazı ürünlerde alerjik reaksiyona neden olabilecek protein kalıntıları bulunabilir. Tüketimin ardından dudak veya dilde şişme, yaygın döküntü, nefes almakta güçlük ya da boğazda daralma gibi ciddi belirtilerin görülmesi halinde acil tıbbi yardım alınması gerekiyor.

Kolesterol yüksekliği, hipertansiyon veya diyabet gibi kronik hastalıkları bulunanların ise ceviz yağını herhangi bir tedavinin yerine kullanmaması önem taşıyor. Beslenme düzeninde önemli değişiklik yapılacaksa hekim veya beslenme ve diyet uzmanından destek alınması öneriliyor. (Kaynak: Medicana.com.tr)

Muhabir: HABER MERKEZİ