Çocuklarda nadir görülen ancak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen lupus, birden fazla organı etkileyebilen kronik bir otoimmün hastalık olarak biliniyor. Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan hastalık, 18 yaşından önce başladığında çocukluk çağı lupusu olarak adlandırılıyor. Lupus hastalarının yaklaşık yüzde 15 ila 20'sinde hastalık çocukluk döneminde başlıyor. Ortalama başlangıç yaşı 12 olarak belirtilirken, kız çocuklarında erkeklere göre yaklaşık beş kat daha sık görülüyor.
Çocuklarda Lupus Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkıyor?
Hastalığın ilk dönemlerinde belirtiler hafif seyredebildiği için fark edilmesi güç olabiliyor. Uzun süren ateş, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, eklem ağrıları ve saç dökülmesi yaygın şikâyetler arasında bulunuyor. Özellikle yanaklarda ve burun üzerinde kelebek şeklinde oluşan kızarıklık, güneşe karşı hassasiyet ve ağız içindeki yaralar lupus açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Çocukluk çağı lupusu bazı hastalarda böbrekleri ve sinir sistemini de etkileyebiliyor. İdrarda protein kaçağı, yüksek tansiyon, el ve ayaklarda şişlik gibi bulgular böbrek tutulumuna işaret edebiliyor.
Tek Bir Kan Testi Tanı İçin Yeterli Değil
Lupus tanısında çocuğun şikâyetleri, fizik muayene bulguları ve laboratuvar sonuçları birlikte değerlendiriliyor. Tanı sürecinde ANA testi, kan sayımı, böbrek fonksiyonları ve idrar tetkiklerinden yararlanılıyor. Ancak ANA testinin pozitif çıkması tek başına lupus hastalığı bulunduğu anlamına gelmiyor. Hastalığın başka sağlık sorunlarıyla benzer belirtiler gösterebilmesi nedeniyle çocuk romatolojisi uzmanı tarafından değerlendirme yapılması önem taşıyor.
Tedaviyle Hastalık Kontrol Altına Alınabiliyor
Çocukluk çağı lupusunun tedavisinde hastalığın şiddetine ve etkilenen organlara göre farklı ilaçlar kullanılabiliyor. Kortikosteroidler, hidroksiklorokin ve bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlar tedavi seçenekleri arasında bulunuyor. Tedavinin temel amacı hastalığın aktivitesini azaltmak, organ hasarını önlemek ve çocuğun yaşam kalitesini korumak. İlaçların doktor önerisi olmadan bırakılmaması ve düzenli kontrollerin aksatılmaması gerekiyor.
Bu Belirtilerde Vakit Kaybetmeyin
Uzun süre devam eden açıklanamayan ateş, eklem şişliği, yüzde döküntü ve belirgin halsizlik yaşayan çocukların sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi öneriliyor. Özellikle idrar miktarında azalma, yüzde veya bacaklarda belirgin şişlik, göğüs ağrısı, nefes darlığı, nöbet ve bilinç değişikliği gibi durumlarda acil tıbbi yardım alınması gerekiyor. (Kaynak: Medicana.com.tr)





