Günlük beslenmede sıkça tüketilen susam, küçük tanelerinde birçok besin ögesini barındırıyor. Doymamış yağ asitleri, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko ve bitkisel protein içeren susam, dengeli beslenmenin bir parçası olarak vücudun farklı ihtiyaçlarına katkı sağlayabiliyor. Ancak uzmanlık alanındaki araştırmalar, susamın tek başına hastalıkları önleyen veya tedavi eden bir besin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.

Susam Kalp ve Damar Sağlığını Destekleyebilir

Susamın içeriğinde bulunan doymamış yağ asitleri ve lignan adı verilen bitkisel bileşikler, kalp ve damar sağlığı açısından araştırılıyor. Bazı çalışmalarda susam tüketiminin kan yağları üzerinde olumlu etkileri gözlemlense de bu sonuçlar, kolesterol ilaçlarının yerine kullanılabileceği anlamına gelmiyor.

Kemik Sağlığı İçin Önemli Mineraller İçeriyor

Susam, kemik yapısının korunmasında görev alan kalsiyum, magnezyum ve fosfor bakımından beslenmeye katkı sağlayabiliyor. Özellikle bitkisel beslenen kişiler için alternatif mineral kaynakları arasında yer alıyor. Bununla birlikte günlük tüketilen küçük miktarlardaki susam, tek başına kalsiyum ihtiyacını karşılamıyor.

Sindirim Sistemine Katkı Sağlayabiliyor

Susamın içerdiği diyet lifi, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve kabızlığın önlenmesine yardımcı olabiliyor. Lifin sindirim sistemi üzerindeki etkilerinden yararlanmak için yeterli su tüketimi de önem taşıyor. Susamın öğütülmesiyle elde edilen tahin ise bütün susam tanelerine göre bazı besin ögelerinin vücut tarafından kullanılmasını kolaylaştırabiliyor.

Kan Şekeri ve Antioksidan Etkileri Araştırılıyor

Susamda bulunan lif, sağlıklı yağlar ve antioksidan özellikteki bitkisel bileşikler, kan şekeri dengesi ve hücre sağlığı açısından araştırılıyor. Özellikle lignanların antioksidan ve iltihaplanma karşıtı etkileri laboratuvar çalışmalarında incelenirken bu etkilerin insan sağlığı üzerindeki düzeyini belirlemek için daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç duyuluyor. Diyabet hastalarının susamı herhangi bir tedavi yöntemi olarak görmemesi ve beslenme değişikliklerini sağlık uzmanlarıyla değerlendirmesi gerekiyor.

Susam Nasıl Tüketilmeli?

Susam; salatalarda, yoğurtta, çorbalarda, ekmeklerde ve farklı yemeklerde kullanılabiliyor. Öğütülmüş susamdan hazırlanan tahin de günlük beslenmeye eklenebiliyor. Ancak susam ve tahin, yağ ve kalori bakımından yoğun besinler arasında bulunuyor. Bu nedenle tüketim miktarının kişinin günlük enerji ihtiyacına uygun olması önem taşıyor. Ürünlerin serin, kuru ve hava almayan kaplarda saklanması, yağlarının zamanla acılaşmasını önlemeye yardımcı oluyor.

Susam Alerjisine Dikkat!

Susamın besleyici özelliklerinin yanında bazı kişilerde ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabileceği de biliniyor. Susam alerjisi bulunan kişilerde kaşıntı, cilt döküntüsü, karın ağrısı, kusma ve şişlik görülebiliyor. Özellikle nefes darlığı, boğazda şişme, yutma güçlüğü veya bayılma gibi belirtiler ciddi alerjik reaksiyona işaret edebiliyor. Bu durumlarda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden tıbbi yardım alınması gerekiyor. (Kaynak: Medicana.com.tr)

Muhabir: HABER MERKEZİ