Dünyanın gıda sistemlerini mercek altına alan geniş kapsamlı araştırma, 2030 hedeflerine ulaşmak için mevcut ilerlemenin yeterli olmadığını ortaya koydu. 197 ülkenin 44 gösterge üzerinden değerlendirildiği çalışmada 22 göstergede ilerleme sağlanırken, 15'inde tablo değişmedi, 7'sinde ise gerileme yaşandı. Gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında mevcut eğilimin sürmesi halinde hiçbir ülkenin “sıfır emisyon” hedefine ulaşamayacağı belirtildi.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı'nın (GAIN) da yer aldığı Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) kapsamında yapılan araştırma, küresel gıda sistemlerinin mevcut durumunu ortaya koydu. Nature Food'da yayımlanan araştırmada 197 ülke, 5 ana alan ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi.
44 göstergenin yalnızca yarısında ilerleme
Araştırmada beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik ile yönetim ve dayanıklılık başlıkları incelendi. Küresel ortalamalar dikkate alındığında 44 göstergenin 22'sinde ilerleme kaydedildi. 15 göstergede önemli bir değişiklik görülmezken, 7 göstergede ise durumun kötüleştiği belirlendi. Güvenli suya erişim, bilgiye ulaşım, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişmelerin görüldüğü alanlar arasında yer aldı. Buna karşılık gıda güvencesizliği, sağlıklı beslenmenin maliyeti, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları olumsuz seyreden göstergeler arasında sıralandı.
Sera gazı emisyonlarında dikkat çeken sonuç
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri gıda sistemlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarında ortaya çıktı. Mevcut eğilimlerin değişmeden devam etmesi durumunda araştırmaya dahil edilen ülkelerin hiçbirinin gıda kaynaklı sera gazlarında “sıfır emisyon” hedefine ulaşamayacağı öngörüldü. Bu sonuç, gıdanın geleceğine yönelik dönüşümün yalnızca üretim miktarı üzerinden değil; enerji, su, doğal kaynak kullanımı ve üretim yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Japonya ve Kanada öne çıkan ülkeler arasında
Araştırmada ülkelerin hedeflere ne ölçüde yaklaştığı bölgesel olarak da karşılaştırıldı. Avrupa'da İzlanda 21 göstergede hedeflere en yakın sonuçlara ulaşırken, Kuzey ve Güney Amerika'da Kanada 17 göstergeyle öne çıktı. Asya'da Japonya 16, Afrika'da Tunus 16 ve Okyanusya'da Yeni Zelanda 14 göstergede kendi bölgelerinde hedeflere en fazla yaklaşan ülkeler oldu.
Bölgeler arasındaki fark ise oldukça yüksek.
Afrika'nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu yönetimi ve çocuk işçiliğinin de bulunduğu 16 göstergede küresel ölçütleri yakalayabilmesi için yıllık yüzde 20'nin üzerinde iyileşme sağlaması gerektiği hesaplandı. Avrupa'da ise hedeflere ulaşmak için ihtiyaç duyulan yıllık iyileşme oranlarının diğer bölgelere göre daha düşük olduğu belirtildi.
2030 için mevcut ilerleme yeterli değil
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda sistemlerindeki başarının yalnızca üretim miktarıyla ölçülemeyeceğine dikkat çekti. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması kadar tüketicinin buna erişebilmesinin de önemli olduğunu belirten Sidar, üretimde kullanılan su, enerji ve hammaddenin verimli yönetilmesi gerektiğini söyledi. Sidar, araştırmanın mevcut ilerleme hızının 2030 hedefleri açısından yeterli olmadığını gösterdiğini belirterek, “Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050'ye kadar ulaşmak mümkün.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye için üretim kadar dayanıklılık da önemli
Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki deneyiminin avantaj oluşturduğunu ifade eden Sidar, uzun vadeli politikaların önemine işaret etti. Sidar'a göre mevcut üretim altyapısının doğru politikalarla desteklenmesi, Türkiye'deki gıda sanayisinin iklim değişikliği, tedarik sorunları ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hale gelmesine katkı sağlayabilir. 197 ülkeyi kapsayan araştırmanın ortaya koyduğu genel tablo ise açık: Dünya gıda sistemlerinde bazı alanlarda ilerleme sağlansa da mevcut hız 2030 için belirlenen küresel hedeflere ulaşmaya yetmiyor. (TÜGİS)





