Türkiye’de ortalama yaşam süresi uzarken, sağlıklı geçirilen yıllar aynı seviyede değil. TÜİK’in 2023-2025 Hayat Tabloları’na göre doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıla yükselirken, günlük faaliyetleri kısıtlayan bir sağlık sorunu olmadan geçirilmesi beklenen süre 58 yıl olarak hesaplandı. İki gösterge arasında 20,5 yıllık fark bulunuyor. Türkiye'de insanlar geçmiş dönemlere göre daha uzun yaşıyor. Ancak açıklanan son veriler, yaşam süresindeki artışla sağlıklı geçirilen yılların aynı anlama gelmediğini gösteriyor.
Sağlıklı Yaşam Süresi 58 Yıl
Verilerin dikkat çeken taraflarından biri sağlıklı yaşam süresi oldu. Bir kişinin günlük faaliyetlerini kısıtlayan bir sağlık problemi olmadan yaşaması beklenen süre Türkiye genelinde 58 yıl olarak hesaplandı. Doğuşta beklenen 78,5 yıllık yaşam süresi ile sağlıklı yaşam süresi karşılaştırıldığında arada 20,5 yıllık fark ortaya çıkıyor. Ancak bu farkı doğrudan “Türkiye'de herkes hayatının son 20,5 yılını hasta geçiriyor” şeklinde yorumlamak doğru değil. İki veri farklı istatistiksel göstergeleri ifade ediyor. Sağlıklı yaşam süresi, nüfus genelinde sağlık nedeniyle faaliyet kısıtlaması olmadan geçirilmesi beklenen yılları gösteriyor.
Uzun Yaşamla Birlikte Yeni Bir Gündem Ortaya Çıkıyor
Ortalama ömrün uzaması, sağlıklı yaşlanmanın yanı sıra sosyal yaşamın devam ettirilmesi ve ilerleyen yaşlara finansal olarak hazırlanılması gibi konuları da daha görünür hale getiriyor. AgeSA da 2019 yılından bu yana yürüttüğü “Her Yaşta” projesi kapsamında aktif ve sağlıklı yaşlanma, sosyal bağların korunması, finansal hazırlık ve yaş ayrımcılığı konularında çalışmalar yürütüyor. Proje kapsamında yapılan “Türkiye Nasıl Yaşlanıyor?” araştırmasında 35-55 yaş grubundaki bireylerin yaşlılık dönemine hazırlığı incelendi. Araştırmada sağlık, hareketlilik ve zihinsel zindeliğin öne çıkan kaygılar arasında bulunduğu, finansal ve sosyal hazırlığın da önemli başlıklardan olduğu belirtildi.
Yaşlanan Nüfus Yeni İhtiyaçları da Beraberinde Getiriyor
Yaşlanma alanındaki çalışmalar yalnızca farkındalık kampanyalarıyla sınırlı kalmıyor. AgeSA'nın Sivil Toplum için Destek Vakfı iş birliğiyle 2021'de oluşturduğu Her Yaşta Fonu kapsamında bugüne kadar 13 projeye destek verildiği açıklandı. Desteklenen çalışmalardan Alz-TAG Projesi kapsamında ise 19 ilde 534 Alzheimer hastası ve yakınına ulaşıldı.
Hastaların güvenliğinin desteklenmesi amacıyla Bluetooth tabanlı takip cihazları sağlanırken, hasta yakınlarına bakım ve risk yönetimi konusunda eğitim verildi. Ortaya çıkan veriler, Türkiye'de yaşam süresinin uzamasıyla birlikte tartışmanın yalnızca “kaç yıl yaşadığımız” üzerinden değil, “bu yılların ne kadarını sağlıklı ve bağımsız geçirdiğimiz” üzerinden de yürütüleceğine işaret ediyor. (Kaynak: excel.com.tr)





