Korkut Hukuk Ofisi’nden Av. Özge Özmen Korkut, sigortaya ilişkin yargı sürecinin, sağlık kuruluşlarının diğer hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmadığına dikkat çekti. Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik ile getirilen komplikasyon sigortası zorunluluğuna ilişkin yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Danıştay 10. Dairesi, daha önce yönetmeliğin komplikasyon sigortasını zorunlu tutan hükmünün yürütmesini durdurmuştu. Sağlık Bakanlığının itirazını değerlendiren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ise bu kararı kaldırdı.

Sigorta zorunluluğu yeniden uygulanacak

Son kararla birlikte sağlık turizmi kapsamında ameliyathane ortamında gerçekleştirilecek cerrahi ve girişimsel işlemler için sağlık tesislerinin komplikasyon sigortası yaptırma yükümlülüğü yeniden devreye girdi. Düzenleme doğrudan sağlık tesislerini kapsıyor. Sağlık turizmi alanındaki aracı kuruluşların yetki belgesi, sözleşme, tercüme, kayıt ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülükleri de devam ediyor.

Av. Korkut: “Diğer sorumluluklar ortadan kalkmıyor”

Korkut Hukuk Ofisi’nden, İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Av. Özge Özmen Korkut, ilk yürütmeyi durdurma kararının ardından yaptığı değerlendirmede, kararın sağlık turizmi alanındaki bütün yükümlülükleri kaldırmadığını belirtmişti. Komplikasyon sigortasına ilişkin yargı süreci ile sağlık kuruluşlarının hukuki sorumluluklarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkut, “Burada yalnızca komplikasyon sigortasından bahsediyoruz. Kliniklerin, hastanelerin ve aracı kuruluşların diğer sorumlulukları devam ediyor” dedi.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun son kararıyla sigorta zorunluluğu yeniden uygulanacak olsa da Korkut’un dikkat çektiği diğer hukuki yükümlülüklerde herhangi bir değişiklik bulunmuyor.

Komplikasyon ile tıbbi hata aynı şey değil

Av. Özge Özmen Korkut, komplikasyonun gerekli tıbbi özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilecek istenmeyen sonuçları ifade ettiğini belirterek, komplikasyon ile tıbbi kötü uygulamanın aynı hukuki kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Korkut, hastaneler, hekimler ve klinikler açısından sorumluluğun her olayın özelliklerine göre inceleneceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Komplikasyon, hukuken her durumda sorumluluk doğuran bir alan değildir. Tıbbi müdahale sırasında gerekli özen gösterilmesine rağmen istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.”

KVKK, tercüme ve onam yükümlülükleri sürüyor

Korkut, sağlık turizminin yalnızca komplikasyon sigortasından ibaret olmadığına dikkat çekerek hastalara ait fotoğraf, görüntü ve sağlık verilerinin KVKK’ya uygun şekilde işlenmesi gerektiğini kaydetti. Aracı kuruluşlarla ve hizmet sağlayıcılarla yapılan sözleşmelerin açık biçimde hazırlanmasının önemine işaret eden Korkut, tercüme hizmetlerinde de sağlık alanına hâkim, yetkin kişilerle çalışılması gerektiğini belirtti.

Hastaların olası ve öngörülebilir riskler hakkında anlayabilecekleri dilde bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkut, aydınlatılmış onam belgelerinin yalnızca imzalatılmasının yeterli olmadığını, bilgilendirmenin doğru ve eksiksiz yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.

Dava henüz kesin olarak sonuçlanmadı

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararı, yönetmelik hükmü hakkındaki davanın tamamen sonuçlandığı anlamına gelmiyor. Yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasıyla komplikasyon sigortası hükmü dava devam ederken yeniden uygulanabilir hale geldi. Yönetmeliğin iptaline ilişkin esas incelemesi sürerken sağlık kuruluşlarının sigorta yükümlülüğünün yanı sıra hasta güvenliği, aydınlatılmış onam, tercüme, veri güvenliği, kayıt ve sözleşme süreçlerine ilişkin sorumluluklarını da yerine getirmesi gerekiyor. (Kaynak: Korkut Hukuk Ofisi)

Muhabir: HABER MERKEZİ