Gece başınızı yastığa koyduğunuzda zihniniz durmadan konuşuyor mu? Gün içinde en basit kararları verirken bile uzun uzun düşünüyor, ihtimaller arasında kayboluyor musunuz? Klinik Psikolog Ömer Faruk Güzelgöz, bu durumun sanıldığı gibi sağlıklı bir analiz süreci olmadığını, çoğu zaman kişiyi zihinsel bir çıkmazın içine sürüklediğini ifade ediyor.
Belirsizlik Kaygısı Düşünceleri Besliyor
İnsanın doğası gereği belirsizliği tehdit olarak algıladığını belirten Güzelgöz, "Ya yanlış karar verirsem?" veya "Ya başarısız olursam?" gibi düşüncelerin beynin sürekli yeni senaryolar üretmesine neden olduğunu vurguluyor. Bu durum kişiye kontrol hissi veriyor gibi görünse de, aslında sinir sistemini sürekli alarm halinde tutuyor. Böylece kişi gerçek bir tehlike bulunmasa bile kendisini sürekli stres altında hissedebiliyor.
Zihinsel Yorgunluk Günlük Hayatı Etkiliyor
Aşırı düşünmenin zamanla karar verme güçlüğüne yol açabileceğini belirten Güzelgöz, zihinsel yükün arttıkça kişinin basit seçimleri bile ertelemeye başlayabileceğini ifade ediyor. Sürekli devam eden bu süreç; duygusal tükenmişlik, dikkat dağınıklığı, kas gerginliği, uyku sorunları ve gün boyu devam eden zihinsel yorgunluk gibi birçok farklı belirtiye de neden olabiliyor.
Düşünceleri Bastırmak Yerine Kabul Etmek Gerekli
Klinik Psikolog Ömer Faruk Güzelgöz'e göre, aşırı düşünmeyle mücadelede en sık yapılan hatalardan biri düşünceleri tamamen susturmaya çalışmak. Psikolojik araştırmaların bunun ters etki oluşturabildiğini belirten Güzelgöz, düşünceleri mutlak gerçekler olarak görmek yerine zihnin ürettiği geçici zihinsel içerikler olarak değerlendirebilmenin önemine dikkat çekiyor. Psikolojide "bilişsel ayrışma" olarak tanımlanan bu yaklaşımın, kişinin düşünceleriyle arasına sağlıklı bir mesafe koymasına yardımcı olabileceğini ifade ediyor.
Zihni Yavaşlatabilmek Önemli Bir Beceri
Güzelgöz, aşırı düşünmenin kişiyi daha hazırlıklı ya da daha güçlü hale getirmediğini, aksine mevcut ana odaklanmasını zorlaştırdığını belirtiyor. Düşüncelerin oluşturduğu yoğun akışın içinde kaybolmadan durabilmenin, belirsizlikle başa çıkabilmenin ve dikkati yeniden içinde bulunulan ana yöneltebilmenin güçlü bir duygu düzenleme becerisi olduğunu vurgulayan Güzelgöz, zihinsel dengeyi korumanın sağlıklı kararlar alabilmenin temel unsurlarından biri olduğunun altını çiziyor. (Kaynak: Doktortakvimi)





