Uşak’ta özel halk otobüslerinin ücret tarifesi gündeme geldiğinde konu Belediye Meclisinin kapısına kadar geliyor. İşletmecinin maliyeti, gideri, gelir dengesi konuşuluyor.

Elbette toplu taşımanın da bir maliyeti var. Ama vatandaşın da bir beklentisi var! Ulaşıma zam talep eden sistem, önce verdiği hizmetin hesabını ortaya koysun. Hangi hatta kaç araç çalışıyor? İlan edilen seferlerin kaçı zamanında gerçekleştiriliyor? Özellikle sabah 06.30-08.30 arasında öğrencilerin yoğun kullandığı hatlarda kaç araç hizmet veriyor?

En çok şikayet 13 numaralı hattan geliyor! Peki yaşanan şikayetlerin nedeni ne? Bir öğrenci 08.30'daki dersine yetişmek için neden 06.45'te evinden çıkıyor? Bazı öğrenciler neden iki araç değiştirerek okuluna ulaşmaya çalışıyor? Bunların cevabını bilmeden yalnızca ulaşım ücretini konuşmak eksik kalır. Ulaşıma zam için yola çıkan halk otobüsleri önce öğrencilerimizi okula yetiştirsin.

Okul Yönetimleri de Ayağını Denk Alsın

Burada okul yönetimlerine de söyleyecek sözümüz var. Öğrenci geç kaldığında yapılacak en kolay iş yoklamaya “yok” yazmaktır. Peki o öğrencinin neden geç kaldığını araştırmak?

Her sabah aynı hat nedeniyle geciken öğrenciler varsa bunu Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirmek?

Velilerden gelen ulaşım şikayetlerini kayıt altına almak? Öncelikli olması lazım. Belediyeyle görüşerek öğrencilerin yaşadığı problemi çözmeye çalışmak? Nasıl sizce müdür yardımcıları? Bunlar da okul yönetiminin öğrencisine karşı sorumluluğunun bir parçası olmalı değil mi? Bu nedenle okul yönetimleri de ayağını denk alsın bence. Bu ifadeyi tehdit olarak değil, açık bir sorumluluk hatırlatması olarak söylüyorum. Ulaşım kaynaklı gecikme yaşadığı bilinen öğrenciyi sorgulamadan yok yazmakla mesele kapanmaz. Öğrenci gerçekten kendi ihmali nedeniyle mi geç kaldı, yoksa kullandığı toplu taşıma aracı mı gecikti? Bunun ayrımı yapılmalı.

Çünkü okul yönetiminin görevi yalnızca yoklama almak değil, öğrencisinin eğitim hayatında karşılaştığı sorunları da görmektir. Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü de bu konuda okullardan veri istemeli. Kaç öğrenci ulaşım nedeniyle geç kalıyor? Hangi okullarda? Hangi hatlardan geliyorlar? Sorun en fazla hangi saatlerde yaşanıyor? Bu bilgiler belediyenin önüne konulduğunda kimse “Böyle bir sorun bilmiyoruz” diyemez.

Son Söz

Çocuklarımız üzerinden hiç kimse sorumluluğunu diğer kuruma bırakamaz. Belediye “Okul Milli Eğitim'in” diyemez. Okul yönetimi “Otobüs belediye denetiminde” diyemez. Halk otobüsü işletmecisi de yalnızca yeni ücret tarifesini konuşamaz. Çünkü ortada saat 08.30'da çalan bir okul zili var. Çocuklarımızın geleceği ile para uğruna hiç kimse oynayamaz!

Öğrenci o zile yetişmek zorunda bırakılıyorsa, onu taşıyan sistem de o zile göre çalışmak zorundadır. O nedenle bir kez daha söylüyorum! Ulaşıma zam için yola çıkan halk otobüsleri önce öğrencilerimizi okula yetiştirsin. Öğrenci ulaşım yüzünden geç kalıyorsa okul yönetimleri de sadece yok yazmak yerine sorunun peşine düşsün. Çünkü öğrencinin geç kalmasının hesabını çocuktan sormak kolay. Asıl mesele, çocuğu geç bırakan sistemden hesabı kimin soracağıdır.