Gün boyunca biriken stres, akşam saatlerinde aile ilişkilerini, dinlenme sürecini ve uyku düzenini etkileyebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Osman Mert Adil, iş stresinin neden mesai sonrasında da devam ettiğini ve zihinsel olarak dinlenebilmek için neler yapılabileceğini anlattı.

İşyerinde yaşanan bir tartışmayı akşam saatlerinde yeniden düşünmek, ertesi gün yetiştirilmesi gereken işleri sürekli akılda tutmak veya gelen her telefon bildiriminde işle ilgili bir mesaj olup olmadığını kontrol etmek, birçok çalışanın günlük yaşamında karşılaştığı durumlar arasında bulunuyor.

Mesai saatleri sona erse de zihnin işle meşgul olmaya devam etmesi, kişinin kendisine ve ailesine ayırdığı zamanı da etkileyebiliyor. Uzman Klinik Psikolog Osman Mert Adil, iş stresinin yalnızca çalışma saatleriyle sınırlı kalmadığını, bazı durumlarda kişinin dinlenmesini zorlaştıran bir düşünce döngüsüne dönüşebildiğini belirtti.

İşten Çıkınca Zihin Neden Dinlenemiyor?

Uzman Klinik Psikolog Osman Mert Adil, tamamlanmamış görevlerin, belirsiz beklentilerin, hata yapma korkusunun ve işyerinde yaşanan anlaşmazlıkların mesai sonrasında da zihni meşgul edebildiğini ifade etti. Bazı çalışanların işlerini sürekli kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirten Adil, sorumluluk duygusunun zaman zaman kişinin dinlenmesini zorlaştırabildiğine dikkat çekti.

Adil, işten zihinsel olarak uzaklaşabilmenin dinlenme sürecinin önemli bir parçası olduğunu, ancak bunun işle ilgili hiçbir düşüncenin akla gelmemesi anlamına gelmediğini anlattı. Önemli olanın, işle ilgili düşüncelerin kişinin bütün akşamını etkileyip etkilemediği olduğunu vurguladı.

Aynı Sorunu Sürekli Düşünmek Çözüm Olmayabilir

İşyerinde yaşanan bir sorunu değerlendirmekle aynı konuyu tekrar tekrar düşünmenin farklı durumlar olduğunu belirten Adil, çözüm üretmeye yönelik düşüncelerin somut bir adımla sonuçlanabileceğini ifade etti. Örneğin ertesi gün yapılacak bir görüşmeye hazırlanmanın yararlı olabileceğini, ancak geçmişte yaşanan bir konuşmayı sürekli hatırlayıp farklı ihtimaller üzerinde durmanın gerginliği artırabileceğini aktardı.

Adil, bu noktada kişinin kendisine şu soruyu yöneltmesinin yardımcı olabileceğini belirtti:

“Şu anda düşündüklerim beni somut bir adıma mı götürüyor, yoksa aynı noktaya mı geri getiriyor?”

Uzman Klinik Psikolog Adil'e göre ertesi gün yapılacak işi belirlemek, belirsizliği azaltmaya yardımcı olabilir. Buna karşılık aynı kaygıları tekrar tekrar düşünmek, herhangi bir çözüm üretmeden zihinsel yorgunluğun sürmesine neden olabilir.

İşyerindeki Gerginlik Aile İlişkilerine Yansıyabiliyor

Gün boyunca yaşanan yoğunluğun evdeki iletişimi de etkileyebileceğine değinen Adil, işyerinde biriken stresin bazen yakınlara verilen tepkilerde kendisini gösterebildiğini söyledi. Yoğun bir iş gününün ardından kişinin basit bir soruya beklenenden daha sert karşılık verebileceğini belirten Adil, böyle durumlarda gün içinde yaşanan yorgunluğun ve karşılanmayan ihtiyaçların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bununla birlikte iş stresinin aile bireylerine karşı kırıcı davranışları haklı çıkarmadığını vurgulayan Adil, kişinin davranışının sorumluluğunu almasının ve gerektiğinde ilişkiyi onarmaya yönelik iletişim kurmasının önemine dikkat çekti.

İş Stresini Eve Taşımamak İçin 5 Öneri

Uzman Klinik Psikolog Osman Mert Adil, mesai sonrasında zihinsel olarak dinlenebilmek için uygulanabilecek yöntemleri de anlattı.

1. Yarım kalan işleri not edin: İşten ayrılmadan önce tamamlanan görevlerin, ertesi güne kalan işlerin ve atılacak ilk adımın yazılması, belirsizlik hissini azaltabilir.

2. İş ile ev arasında geçiş süresi oluşturun: Kısa bir yürüyüş yapmak, kıyafet değiştirmek veya birkaç dakika sakin bir ortamda vakit geçirmek, iş gününün ardından dinlenmeye geçişi kolaylaştırabilir.

3. Mesai dışındaki iletişim sınırlarını belirleyin: İşin koşulları elverdiğinde hangi mesajların acil olduğu ve ne zaman yanıt verilmesi gerektiği konusunda işyerinde ortak bir anlayış oluşturulması yararlı olabilir.

4. Tekrarlayan düşünceleri fark edin: İşle ilgili bir düşünce akla geldiğinde kendini eleştirmek yerine, gerektiğinde kısa bir not alıp dikkati yeniden bulunulan ortama yöneltmek yardımcı olabilir.

5. Dinlenmeyi sürekli ertelemeyin: Bütün işler tamamlanmadan dinlenemeyeceğini düşünmek, kişinin kendisine ayırdığı zamanı azaltabilir. Bu nedenle iş dışındaki etkinliklere düzenli olarak zaman ayrılması önem taşıyor.

Her Sorunun Kaynağı Çalışanın Kendisi Değil

İş stresinin yalnızca kişinin düşünce biçimiyle açıklanamayacağını belirten Adil, çalışma koşullarının da ruh sağlığı üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Aşırı iş yükü, personel yetersizliği, görev tanımlarındaki belirsizlikler, iş güvencesizliği ve işyerindeki baskının çalışanların stres düzeyini artırabileceğine dikkat çekti. Adil, bu nedenle stresle başa çıkma sorumluluğunun yalnızca çalışana yüklenmemesi gerektiğini, iş yükünün ve kurum içindeki iletişimin de değerlendirilmesinin önemli olduğunu anlattı.

Hangi Durumlarda Psikolojik Destek Alınmalı?

Uzman Klinik Psikolog Osman Mert Adil, işle ilgili düşüncelerin sürekli olarak uykuya dalmayı zorlaştırması, aile ilişkilerini etkilemesi veya dinlenmeye ayrılan zamanın büyük bölümünü kaplaması durumunda psikolojik destek alınabileceğini belirtti. Psikolojik destek sürecinde stresin hangi durumlarda arttığının, kişinin kendisinden beklentilerinin, sınır koymakta yaşadığı güçlüklerin ve tekrar eden düşüncelerin değerlendirilebileceğini aktardı. Adil, mesainin bitmesinin bütün sorunların çözülmesi anlamına gelmediğini, bazen günü kapatabilmenin kalan işleri belirleyip onlara ertesi gün yeniden dönebilmek olduğunu ifade etti.

Muhabir: Haber Merkezi