Beyin sağlığının korunması, dünyada giderek daha fazla önem kazanan sağlık başlıklarından biri haline geldi. Nöroloji alanındaki yeni yaklaşımda Alzheimer, ALS ve inme gibi hastalıkların tedavisinin yanı sıra, hastalıklar ortaya çıkmadan önce alınabilecek önlemler de ön plana çıkıyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünyada önde gelen nöroloji akademilerinin yayımladığı rapor ve kararlarda, hastalık ortaya çıkmadan beyin sağlığının korunmasını küresel bir standart haline getirmeye yönelik bir yaklaşımın benimsendiğini belirtti. Polat, bu kapsamda sağlık çalışanı sayısından bilimsel araştırmalara, toplumun bilinçlendirilmesinden çocukluk dönemindeki sağlık eğitimine kadar uzanan önemli adımların gündeme geldiğini kaydetti.
Beyin Sağlığı İçin 4 Temel Hedef
Yeni yol haritasında toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren dört temel hedef bulunduğunu belirten Polat, bunların başında nöroloji uzmanı ve sağlık personeli sayısının artırılmasının geldiğini söyledi. Böylece hastaların tedaviye ulaşma sürelerinin kısaltılması ve hekimlerin hastalarına daha fazla zaman ayırabilmesinin önem taşıdığına işaret eden Polat, ikinci önemli başlığın bilimsel araştırmalar olduğunu ifade etti.
Alzheimer demansı, ALS ve inme gibi nörolojik hastalıklara yönelik yeni tedavi ve ilaçların geliştirilebilmesi için araştırmalara ayrılan bütçe ve desteğin artırılması gerektiğini belirten Polat, toplumun beyin sağlığını nasıl koruyabileceğine ilişkin güvenilir bilgilere ulaşmasının da önemli olduğunu kaydetti. Polat, sağlık eğitiminin çocukluk döneminden başlaması gerektiğini belirterek, “Beyin sağlığı anne karnında başlıyor. Daha ilkokuldan itibaren sağlık bilinci gelişmiş bir anne adayı sağlıklı bir çocuk dünyaya getirecektir” dedi.
Her İki Kişiden Biri Nörolojik Bir Sorundan Etkilenebiliyor
Beynin vücudun merkezi komuta ve kontrol merkezi olduğunu hatırlatan Polat, nörolojide “koruyucu nöroloji” yaklaşımının giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti. Beyin sağlığının yalnızca herhangi bir nörolojik hastalığın bulunmaması anlamına gelmediğine işaret eden Polat, kişinin fiziksel, zihinsel ve sosyal yaşamını destekleyen beyin fonksiyonlarının mümkün olan en iyi şekilde korunmasının önemli olduğunu söyledi.
Güncel araştırmalara göre her iki kişiden birinin yaşamının bir döneminde nörolojik bir hastalık veya bozukluktan etkilenebildiğini belirten Polat, bu nedenle hastalık ortaya çıkmadan önce alınabilecek önlemlerin önemine dikkat çekti. Beyin sağlığının korunmasında bilimsel araştırmaların hızlandırılması, sağlık çalışanlarının güncel ve güvenilir kaynaklara ulaşabilmesi, koruyucu sağlık politikalarının geliştirilmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının çocukluktan itibaren kazandırılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Çocuklukta Yaşanan Kafa Travmalarına Dikkat
Beyni korumaya yönelik adımların çocukluk döneminden başlaması gerektiğini vurgulayan Polat, beslenmenin yanı sıra kafa travmalarının da önemsenmesi gerektiğini söyledi.
Okul çağında spor yaralanmaları veya trafik kazaları nedeniyle meydana gelen kafa travmalarının yıllar sonra dahi beyin sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Polat, çevresel faktörlerin de bilim dünyasının gündeminde olduğunu belirtti. Hava kirliliği ve mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki olası etkileri, bu kapsamda araştırılan konular arasında bulunuyor.
“Beyin İçin Hiçbir Zaman Geç Değil”
Beyin sağlığı konusunda umut veren noktalardan biri ise beynin değişim ve uyum kapasitesi. Polat, bu noktada “plastisite” ve “bilişsel sermaye” kavramlarına dikkat çekti.
Beynin yaşamın farklı dönemlerinde yapısal ve işlevsel olarak değişen koşullara uyum sağlayabildiğini ifade eden Polat, her beynin farklı düzeylerde değişme ve yeniden yapılanma potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Yaşam boyunca yeni bilgiler öğrenmek, belleği ve dikkati aktif tutan faaliyetlerde bulunmak, planlama ve düşünme becerilerini kullanmak ve sosyal ilişkileri sürdürmek beyin sağlığını destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Beyin Sağlığı İçin Küçük Değişikliklerle Başlanabilir
Beyni korumak için günlük yaşamda uygulanabilecek değişikliklerin mutlaka büyük adımlardan oluşması gerekmiyor. Sigarayı bırakmak, sağlıklı kilo aralığını korumaya çalışmak, günlük fiziksel aktiviteyi artırmak, mümkün olduğunda asansör yerine merdiven kullanmak, gün içerisinde kısa molalar vermek ve düzenli kitap okumak gibi alışkanlıklar başlangıç noktası olabilir. Doç. Dr. Burcu Polat, beyin sağlığını korumak için yaşın bir engel olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizerek, sürdürülebilir ve gerçekçi hedeflerin önemine dikkat çekti. Polat, “Geç kalmadınız, beyin sağlığınız için hemen bugün bir yerlerden başlayın” çağrısında bulundu.