Türkiye'de elektrikli araçların trafikteki ağırlığı artarken, şarj altyapısı da büyümeye devam ediyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun açıkladığı son rakamlara göre ülkedeki elektrikli araç sayısı 2026'nın ilk yarısında 450 bin sınırını geçti. Elektrikli araçların kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ihtiyaç duyulan şarj altyapısında da yeni seviyeye ulaşıldı. Türkiye genelindeki şarj soketi sayısının yaklaşık 47 bine çıktığı açıklandı.
Her şarj soketine yaklaşık 10 araç düşüyor
Bakan Uraloğlu'nun açıkladığı iki veri birlikte değerlendirildiğinde Türkiye genelinde her bir şarj soketi başına yaklaşık 9,6 elektrikli araç düşüyor. Uraloğlu, Türkiye'nin soket başına düşen elektrikli araç sayısı açısından Avrupa'da lider konumda olduğunu belirterek, elektrikli araçların fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişte kritik rol oynadığını ifade etti. Rakamlar, elektrikli otomobil pazarındaki büyümeyle birlikte şarj altyapısının da önümüzdeki dönemde ulaşım yatırımlarının önemli başlıklarından biri olmaya devam edeceğini gösteriyor.
Ulaşım için 2053 hedefi
Elektrikli araçlara ilişkin rakamlar, Samsun'da gerçekleştirilen Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Konferansı'nda açıklandı. Uraloğlu, Türkiye'nin ulaşım kaynaklı karbon salımını azaltmaya yönelik “Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası” üzerinde çalıştığını belirtti. Projede karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu taşımacılığı birlikte değerlendiriliyor. Araç sayıları, yakıt türleri, ulaşım hareketliliği ve bunların oluşturacağı emisyon miktarlarına ilişkin farklı senaryolar üzerinde projeksiyonlar hazırlanıyor. Nihai hedef ise ulaşım sektöründe 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak.
Ulaşım Türkiye'deki emisyonlarda ikinci sırada
Bakan Uraloğlu'nun paylaştığı verilere göre ulaşım sektörü küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 21'ini oluşturuyor. Türkiye'de ise sektörün payının yüzde 17,6 seviyesinde olduğu belirtildi. Bu oranla ulaşımın Türkiye'deki sera gazı emisyonlarında ikinci sırada bulunduğunu kaydeden Uraloğlu, yeni ulaşım yatırımlarında karbon salımının azaltılmasının öncelikler arasında olduğunu söyledi. Bu kapsamda yalnızca elektrikli araçlar değil, demiryolu ve denizyolu taşımacılığının daha fazla kullanılması da planlanıyor.
Demiryolunda hedef yüzde 22
Türkiye'nin çevreci ulaşım dönüşümünde dikkat çeken hedeflerden biri yük taşımacılığında bulunuyor. Demiryolunun yük taşımacılığındaki payının mevcut yüzde 5 seviyesinden yüzde 22'ye yükseltilmesi hedefleniyor. Yükün karayolundan demiryolu ve denizyoluna kaydırılmasıyla hem karayollarındaki yoğunluğun hem de taşımacılıktan kaynaklanan karbon salımının azaltılması amaçlanıyor.
Kombine taşımacılık sistemlerinin geliştirilmesi de bu planın parçaları arasında yer alıyor.
Karayollarında fiber ağ 20 bin kilometreye çıkarılacak
Ulaşımda karbon salımının azaltılması için teknolojiden de daha fazla yararlanılması planlanıyor. Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi Yazılım Platformu'nun Hasdal-İstanbul Havalimanı 5G koridorunda devreye alındığını belirten Uraloğlu, karayollarındaki fiber optik altyapının 20 bin kilometreye çıkarılacağını açıkladı. Akıllı ulaşım sistemleriyle trafik akışının daha verimli yönetilmesi, bekleme sürelerinin ve buna bağlı yakıt tüketiminin azaltılması hedefleniyor.
Yılda yaklaşık 2 milyon ton asfalt geri kazanılıyor
Karayollarındaki çevreci dönüşümün bir diğer ayağını geri dönüşüm çalışmaları oluşturuyor. Bakanlığın verilerine göre Türkiye'de yıllık yaklaşık 2 milyon ton asfalt geri kazanılıyor. Geri dönüştürülen asfaltın yeniden kullanılmasıyla yeni hammadde ihtiyacının ve enerji tüketiminin azaltılması amaçlanıyor. Bölünmüş yol uzunluğunun ise 6 bin 101 kilometreden 30 bin 120 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, kesintisiz trafik akışı sayesinde yıllık 6,57 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçildiğini ifade etti.
52 havalimanında karbon sertifikası
Çevreci ulaşım çalışmalarının havacılık ve denizcilik sektörlerinde de sürdüğü açıklandı. Uluslararası Havalimanları Konseyi tarafından yürütülen Havalimanı Karbon Akreditasyonu Programı kapsamında Türkiye'de 52 havalimanının sertifikaya sahip olduğu belirtildi. Uraloğlu, bu rakamla Türkiye'nin sertifikalı havalimanı sayısı bakımından dünyada üçüncü sırada bulunduğunu söyledi. Havalimanlarındaki “Follow Me” hizmetlerinde elektrikli araç kullanımının yaygınlaştırılması da havacılık sektöründeki emisyonları azaltmaya yönelik uygulamalar arasında gösterildi. Denizcilikte ise Yeşil Liman Sertifikası ve dekarbonizasyon projelerinin sürdürülmesi planlanıyor. Türkiye'nin ulaştırmadaki uzun vadeli planında elektrikli araçlardan demiryoluna, akıllı trafik sistemlerinden havalimanlarına kadar farklı alanlardaki yatırımların 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda şekillendirilmesi öngörülüyor. (Kaynak: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı)





