Günlük yaşamın yoğun temposu, iş ve okul hayatındaki baskılar ile artan sorumluluklar, bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Klinik Psikolog Alper Gazi Nalbantoğlu, tükenmişlik ve öz bakım arasındaki ilişkiyi değerlendirerek uzun süreli stresin insan yaşamı üzerindeki etkilerini anlattı. Tükenmişliğin yalnızca yorgunluk hissinden ibaret olmadığını belirten Nalbantoğlu, kişinin güne başlayacak enerjiyi bulamaması, çevresine karşı duyarsızlaşması ve kendisini yetersiz hissetmesinin bu durumun göstergeleri olabileceğini ifade etti.

Tükenmişliğin Üç Temel Belirtisi Bulunuyor

Klinik Psikolog Nalbantoğlu, tükenmişliğin duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı hissinde azalma olmak üzere üç temel boyutta ele alındığını belirtti. Duygusal tükenmenin kişinin kendisini sürekli enerjisiz ve yıpranmış hissetmesiyle ortaya çıktığını aktaran Nalbantoğlu, duyarsızlaşmanın ise çevreye karşı soğuk, mesafeli veya alaycı davranışlarla kendisini gösterebildiğini kaydetti. Kişisel başarı hissindeki azalmada bireyin çabalarına rağmen ilerleme sağlayamadığını düşündüğünü belirten Nalbantoğlu, bu durumun özgüven kaybına ve yetersizlik hissine neden olabileceğini ifade etti. Tükenmişliğe sırt ve boyun ağrıları ile sürekli yorgunluk gibi bedensel şikâyetlerin de eşlik edebileceğini söyledi.

Mükemmeliyetçilik ve Aşırı Sorumluluk Tükenmişliği Tetikleyebilir

Tükenmişliğin ortaya çıkmasında yalnızca iş yoğunluğunun etkili olmadığını vurgulayan Nalbantoğlu, mükemmeliyetçilik, hata yapma korkusu ve kişinin kendisine yüksek hedefler koymasının da önemli faktörler arasında bulunduğunu belirtti. Başkalarının ihtiyaçlarını sürekli kendi ihtiyaçlarının önüne koymanın ve gereğinden fazla sorumluluk üstlenmenin duygusal yıpranmayı artırabileceğini ifade etti. Nalbantoğlu, iş ve özel yaşam arasındaki dengenin bozulmasının yanı sıra düzensiz uyku, yetersiz beslenme ve fiziksel aktivite eksikliğinin de tükenmişliğe katkı sağlayabileceğine dikkat çekti.

Tükenmişlikle Mücadelede Öz Bakım Önemli

Tükenmişlikle başa çıkmada fiziksel, psikolojik ve mesleki öz bakımın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Nalbantoğlu, düzenli uyku, çalışma saatlerinin planlanması ve gün içerisinde mola verilmesinin önemini vurguladı. Olumlu sosyal ilişkiler kurmanın, gerektiğinde sınır koyabilmenin ve çevreden destek almanın psikolojik açıdan koruyucu olabileceğini ifade eden Nalbantoğlu, mesleki gelişimin desteklenmesi ve kişinin başarılarının görünür kılınmasının da yetersizlik hissini azaltabileceğini belirtti.

Tükenmişliğin Nedeni Her Zaman Kişinin Kendisi Değil

Klinik Psikolog Alper Gazi Nalbantoğlu, tükenmişliğin yalnızca bireysel özelliklerden kaynaklanmadığını, iş yerindeki, okuldaki veya sosyal ilişkilerdeki yapısal sorunların da etkili olabileceğini vurguladı. Tükenmişliğin bir zayıflık göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Nalbantoğlu, yazısında şu ifadelere yer verdi: "Tükenmişlik bir zayıflık belirtisi değil, sistemin aşırı yüklenmesinin bir sonucudur. Bu durumun tersine çevrilebileceğini unutmamak gerekir. Dinlenmek, sınırları yeniden belirlemek, kendinize zaman ayırmak, sosyal destek kaynaklarını kullanmak ve gerekiyorsa profesyonel bir destek almak tükenmişlikten çıkmak için yapılacak güçlü adımlardır." (Kaynak: Doktortakvimi)

Muhabir: HABER MERKEZİ