(Adil AKA)- Simav ilçesinde yaşayan emekli Milli Eğitim Müdürü Mehmet Emin İncekulak, yaklaşık yarım asırdır yaşatmaya çalıştığı geleneksel naht sanatındaki emeğinin karşılığını önemli bir unvanla aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kurul değerlendirmesi sonucunda Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak kabul edilen İncekulak’a, Bakanlık tarafından hazırlanan sanatçı kimlik kartı Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürü Barış Başoğul tarafından takdim edildi.

Simav’ın Tabakhane Mahallesi’nde ailesinden kalan tarihi ahşap evde çalışmalarını sürdüren 68 yaşındaki sanatçı, 45 yıl önce kendisine hediye edilen bir kıl testereyle başladığı sanat yolculuğunu bugün de aynı heyecanla devam ettiriyor. Hat sanatının zarif örneklerini ahşaba işleyen İncekulak, yıllar içerisinde binlerce eser ortaya koyarken bunların önemli bir bölümünü de hediye etti.

Naht sanatını “Allah kelamının ağaçla buluşturulması” olarak tanımlayan İncekulak, sanatla tanışmasının ilginç bir tesadüfe dayandığını anlattı. Öğrencilik yıllarında çaldığı udun kırılan desenli kafesini tamir ettirmek amacıyla Balıkesir’de bir ustanın kapısını çaldığını belirten sanatçı, hayatının o gün değiştiğini söyledi.

F693A921 550C 45B3 82A1 809507746150

Ustayla yaptığı sohbetin ardından kendisine bir kıl testere hediye edildiğini anlatan İncekulak, o günü şu sözlerle hatırlattı: “45 yıl önce öğrencilik yıllarımda çaldığım udun kırılan desenli kafesini tamir ettirmek için Balıkesir'deki bir ustaya gitmiştim. Usta ile bir süre sohbet ettikten sonra bana bir kıl testere takdim etti ve 'Sana el veriyorum. Kendi udunu kendin tamir et, bu hat eseri de keserek ahşaba aktar' dedi.”

O güne kadar ahşap işçiliği konusunda herhangi bir eğitim almadığını ifade eden İncekulak, Simav’a döndüğünde ustanın verdiği hat eserini kıl testereyle keserek ahşaba aktardığını, ardından udunun kırılan kafesini tamir ettiğini belirtti. Bu deneyimin kendisi için uzun yıllar sürecek bir sanat yolculuğunun başlangıcı olduğunu dile getiren İncekulak, hiçbir eğitim almadan kendi çabalarıyla geliştiğini ve yıllarca naht sanatını icra ettiğini bilmeden eserler ürettiğini söyledi.

Bugüne kadar yaptığı hiçbir eseri satmadığını vurgulayan İncekulak, koleksiyonunda yaklaşık 300 eser bulunduğunu, diğer çalışmalarının büyük bölümünü ise dostlarına ve sanatseverlere hediye ettiğini anlattı. Sanatçı, tarihî evinin giriş katındaki atölyesinde üretimini sürdürürken eserlerini de aynı yapıda sergiliyor. Fed3Ae5E C91A 491E B06D Cd566E875087Geleneksel el sanatlarının teknoloji karşısında giderek geri planda kaldığına dikkat çeken İncekulak, özellikle bilgisayar destekli kesim makinelerinin yaygınlaşmasıyla naht sanatını geleneksel yöntemlerle sürdüren ustaların sayısının azaldığını ifade etti.

Bir eserin tamamlanmasının kimi zaman aylar sürdüğünü belirten İncekulak, bilgisayarlı makinelerle dakikalar içerisinde yapılan kesimlerin el emeğiyle ortaya çıkarılan eserlerle aynı değeri taşımadığını söyledi.

“Teknolojinin gelişmesiyle bilgisayarlarla kesim yapılıyor ama bizim yaptığımız naht eserlerde el emeği, göz nuru var. Bir eserin tamamıyla ortaya çıkması bazen ayları bulabiliyor. Bilgisayarlı makineler ise 10 dakikada kesimi gerçekleştiriyor ancak el sanatı ile makineden çıkan eserler arasında büyük farklar oluyor. Tablolara bakan insanlar bunu çok rahat ayırt edebiliyor. Elle yapılan eserlerin manevi değeri çok yüksek.” Cb6369E4 2Ba8 4E51 9093 4Bac7C17B529

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen sanatçı kimlik kartını almaktan büyük mutluluk ve heyecan duyduğunu belirten Mehmet Emin İncekulak, yıllarını verdiği naht sanatını yaşatmaya devam edeceğini ifade etti.

Simav’da mütevazı atölyesinde çalışmalarını sürdüren İncekulak’ın aldığı unvan, geleneksel el sanatlarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından da anlam taşıyor.

Muhabir: HABER MERKEZİ