İklim değişikliği yalnızca hava sıcaklıklarını değil, evlerin ve iş yerlerinin nasıl tasarlanacağını da değiştiriyor. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin araştırması, gelecekte termal konforu sağlamak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulabileceğine işaret ederken, mühendisler klima kapasitesinden pencere büyüklüğüne kadar bina tasarımındaki hesapların geçmiş sıcaklık verileriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtiyor.
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi'nin (JRC) 2 milyardan fazla binayı kapsayan çalışması da iklim değişikliğiyle binaların ısıtma ve soğutma ihtiyacı arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor. Araştırmada binanın yaşı, mimari özellikleri, bulunduğu bölgenin iklimi ve kullanılan ısıtma-soğutma sistemlerinin verimliliği gibi değişkenlerin, iç ortam sıcaklığını konforlu seviyede tutabilmek için gereken enerji üzerinde etkili olduğu ortaya konuluyor.
Evin Metrekaresi Tek Başına Yeterli Değil
Konutlarda klima seçilirken çoğunlukla odanın veya evin metrekaresi üzerinden değerlendirme yapılsa da mühendislik hesabı bununla sınırlı değil. Binanın hangi yöne baktığı, gün içerisinde ne kadar güneş aldığı, pencere ve cam yüzeylerinin büyüklüğü, aynı alanı kullanan kişi sayısı ve içeride çalışan elektrikli cihazlar da soğutma ihtiyacını değiştirebiliyor.
İklim değişikliğiyle birlikte bu hesaplara bir unsur daha ekleniyor: Binanın önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceği dış hava sıcaklığı. Bu nedenle yeni yapılarda yalnızca geçmiş yılların ortalama sıcaklıklarının esas alınması yerine sistemin daha sıcak koşullarda göstereceği performans da tartışılmaya başlanmış durumda.
Gereğinden Büyük Klima da Çözüm Değil
Artan sıcaklıklar karşısında çözüm yalnızca daha yüksek kapasiteli klima kullanmak anlamına gelmiyor. Bir iklimlendirme sisteminin ihtiyacın altında kapasiteye sahip olması istenilen sıcaklığa ulaşmasını güçleştirirken, gereğinden yüksek kapasite seçimi de verimlilik ve işletme maliyetleri açısından sorun oluşturabiliyor. Bu nedenle binanın ısı yükünün doğru hesaplanması, yalıtım özellikleri ve kullanım biçiminin birlikte değerlendirilmesi önem kazanıyor.
Eski Binalarda Hesap Yeniden Yapılabilir
Değişim yalnızca bundan sonra yapılacak binaları ilgilendirmiyor. Mevcut yapılarda da yıllar önce belirlenen ısıtma ve soğutma kapasitesinin değişen iklim koşullarında yeterli olup olmadığı gündeme gelebilir. Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun da iklimlendirme projelerinde geçmiş iklim verilerinin tek başına yeterli olmayabileceğini belirterek, daha uzun sıcak dönemler ve değişen soğutma yüklerinin sistem tasarımına dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Korun'a göre sistem kapasitesi belirlenirken yapının konumu, kullanım şekli, ısı yükü ve çalışma koşullarının yanı sıra değişen sıcaklık değerlerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Geleceğin Binalarında Enerji Hesabı Daha Önemli Olacak
Sıcaklık artışıyla birlikte konutların soğutulması için gereken elektriğin yükselmesi, meselenin yalnızca konforla sınırlı olmadığını gösteriyor. Binaların güneşe göre konumlandırılmasından yalıtıma, cam yüzeylerinden gölgelendirmeye ve iklimlendirme sisteminin verimliliğine kadar birçok unsur enerji tüketimini doğrudan etkiliyor. (Kaynak: omgiletisim.com)





