Ege İhracatçı Birliklerinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Gündoğdu, deri sektörünün sürdürülebilir üretim zinciri açısından kurban derilerinin büyük önem taşıdığını belirtti. Halil Gündoğdu, özellikle yanlış deri yüzümü ve zamanında tuzlama yapılmaması nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin kullanılamaz hale geldiğini ifade etti.

Gündoğdu, kaybedilen bu hammaddenin ekonomik karşılığına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:

  • Yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı
  • 3 milyon kadın çantası
  • Jelatin ve kolajen üretimi için önemli hammadde üretilebilecek deri, her yıl yanlış uygulamalar nedeniyle kaybediliyor.

Deri sektörünün hayvan kesimi amacıyla değil, gıda tüketimi sonrası ortaya çıkan yan ürünlerin ekonomiye kazandırılmasıyla faaliyet gösterdiğini belirten Gündoğdu, sektörün döngüsel ekonomi açısından önemli örneklerden biri olduğunu söyledi. Gündoğdu, kurban derilerinin korunabilmesi için alınması gereken önlemleri de sıraladı. Buna göre:

  • Yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının sürece dahil edilmesi
  • Büyükbaş hayvan başına 6 kilogram, küçükbaş için 2 kilogram kaba tuz verilmesi
  • Kasaplara yönelik eğitim ve bilgilendirme yapılması
  • Deri yüzüm tekniklerinin standart hale getirilmesi gerektiği belirtildi.

Uzmanlara göre kesim sonrası hızlı tuzlama yapılmayan deriler kısa sürede bozulabiliyor ve ekonomik değerini kaybediyor.

Ege Deri Sektörü Yeni Pazarlara Açılıyor

Halil Gündoğdu, 2026-2030 döneminde ihracatı artırmak amacıyla uluslararası fuar ve ticaret heyetlerine ağırlık vereceklerini de açıkladı.

Bu kapsamda:

  • Expo Riva Schuh & Garda Bagsna 35 firmayla katılım sağlanacak
  • Yunanistan Atina Ticaret Heyeti yeniden düzenlenecek
  • Kanada ve ABD’de sektör organizasyonlarına katılım gerçekleştirilecek
  • 2027’de MIPEL Saraciye Fuarı milli katılım organizasyonu yapılacak
  • İzmir Leather & More Fuarı sektör temsilcilerini buluşturacak

“Türkiye Dünya Markaları İçin Güçlü Alternatif”

Birlik Başkan Yardımcısı Erhan Onay, küresel tedarik zincirindeki kırılmalar nedeniyle Türkiye’nin yeniden dünya markaları için önemli üretim merkezi haline geldiğini söyledi. Ancak ayakkabı yan sanayisinde uygulanan yüksek maliyetlerin ve gümrük baskılarının ihracatçıları zorladığını belirten Onay, özellikle taban, ökçe ve kimyasal hammaddelerde maliyet yükünün azaltılması gerektiğini ifade etti.

“Katma Değerli Üretimde Türkiye Ortalamasını Aştık”

Nagihan Bozkurt ise Ege Bölgesi’nin kilogram başına ayakkabı ihracatında Türkiye ortalamasının yaklaşık iki katına ulaştığını açıkladı. Bozkurt, özellikle Avrupa Birliği, İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi yüksek alım gücüne sahip pazarlarda daha güçlü yer almak istediklerini söyledi.

Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm Vurgusu

Gizem Dönmez Gürkan da sektörün odağına sürdürülebilirliği aldıklarını belirtti. Deri sektörüne yönelik “çevreyi kirletiyor” algısının artık değişmeye başladığını ifade eden Gürkan, uluslararası markaların sürdürülebilir üretim yapan firmaları tercih ettiğini söyledi. Özellikle çevresel sertifikasyon süreçlerinin ihracatta kritik hale geldiğini belirten Gürkan, Türk deri sektörünün teknolojik altyapı ve üretim gücüyle yeşil dönüşümü gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. (Kaynak:EİB)

Muhabir: Haber Merkezi