Konut fiyatları ve değişen yatırım tercihleri, gayrimenkul piyasasında alıcıların kararlarını yeniden şekillendiriyor. Geçmişte bir evin ne kadar değer kazanacağı ön planda tutulurken bugün kira geliri, kiracı bulma süresi ve ihtiyaç halinde satışın ne kadar kolay yapılabileceği de yatırım kararlarında önem taşıyor.
Yatırım amacıyla konut satın almayı düşünenler açısından evin bulunduğu bölge, ulaşım imkânları, oda sayısı ve çevresindeki yaşam olanakları değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut yatırımında yalnızca fiyat artışının değil, gayrimenkulün kiralanabilirliğinin ve yeniden satılabilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Yatırımcı Artık Alırken Nasıl Çıkacağını da Hesaplıyor
Konut yatırımında alıcı davranışlarının değiştiğine dikkat çeken Yaşar Doğan, yatırımcıların satın alma aşamasında gelecekteki kiralama ve satış koşullarını da değerlendirdiğini söyledi. Doğan, “Konut yatırımında yalnızca ‘Ne kadar değer kazanır?’ sorusuyla hareket edilen dönem geride kalıyor. Bugün yatırımcı, satın aldığı konutun kiracısını kolay bulup bulamayacağını ve birkaç yıl sonra satış kararı verdiğinde ne kadar hızlı alıcıya ulaşabileceğini de düşünüyor. Çünkü yatırımın gerçek performansı yalnızca fiyatının yükselmesiyle değil, ihtiyaç duyulduğunda piyasada karşılık bulabilmesiyle de ölçülüyor” dedi.
Her Değer Kazanan Konut Kolay Satılmıyor
Bir bölgede konut fiyatlarının yükselmesinin tek başına başarılı bir yatırım anlamına gelmediğini ifade eden Doğan, satış süresinin de hesaba katılması gerektiğini vurguladı. Bir gayrimenkulün piyasa değeri artmasına rağmen uzun süre alıcı bekleyebileceğini belirten Doğan, benzer bir durumun kiralama sürecinde de yaşanabileceğini söyledi.
Doğan, “Bir konutun fiyatı yükselmiş olabilir ancak satışa çıktığında uzun süre alıcı bekliyorsa yatırımcı açısından farklı bir tablo ortaya çıkar. Aynı durum kiralama için de geçerli. Yatırımcı açısından konutun boş kalmadan kira getirisi sağlaması önemli. Bu nedenle lokasyon, ulaşım, metrekare, oda dağılımı ve çevredeki yaşam olanakları artık birlikte değerlendiriliyor” ifadelerini kullandı.
Konut Alırken Hangi Özelliklere Bakılmalı?
Yatırım amaçlı konut arayanlar için evin yalnızca satış fiyatını değil, hangi kiracı ve alıcı kitlesine hitap ettiğini değerlendirmek önem taşıyor. Üniversite öğrencilerine yönelik konutlarla ailelerin tercih edebileceği dairelerin ihtiyaçları farklılık gösterebiliyor. Ulaşım bağlantıları, günlük ihtiyaçlara erişim, dairenin büyüklüğü ve oda dağılımı hem kiralama hem de yeniden satış sürecinde etkili olabiliyor. Bu nedenle yatırım öncesinde bölgedeki kira talebinin, benzer konutların satış fiyatlarının ve piyasada ne kadar süre alıcı beklediğinin araştırılması gerekiyor.
“Kim Kiralar, Kim Satın Alır?” Sorusu Öne Çıkıyor
Yaşar Doğan, yatırımcıların konut satın almadan önce hedef kitleyi doğru değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Doğan, “Satın almadan önce o bölgede kimlerin yaşamak istediğine bakmak gerekiyor. Öğrenci mi, genç profesyonel mi, aile mi? Aynı şekilde birkaç yıl sonra satışa çıkarıldığında konutun hangi alıcı grubuna hitap edeceği de önemli. Ne kadar geniş bir kitleye hitap ediyorsa yatırımın hareket kabiliyeti de o kadar güçlü oluyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kira Geliri ve Satış Kolaylığı Birlikte Hesaplanmalı
Konut yatırımında satın alma bedelinin yanı sıra elde tutma süresince oluşabilecek giderler de önem taşıyor. Aidat, bakım ve onarım masrafları, vergiler ve kiracısız geçen dönemler, yatırımın net getirisini etkileyebiliyor.
Aynı şekilde ihtiyaç duyulduğunda konutun ne kadar sürede satılabileceği de yatırımcının sermayesini yeniden kullanabilmesi açısından belirleyici olabiliyor. Önümüzdeki dönemde yüksek prim beklentisinin yanında kiralanabilirlik ve yeniden satılabilirliğin daha fazla konuşulacağını belirten Doğan, “Yatırımcı açısından iyi konut yalnızca değer kazanan değil; elde tutulduğu dönemde gelir üreten ve satış zamanı geldiğinde alıcısını bulabilen konut olacak” dedi. (Kaynak: www.faselis.com)





