Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde Fiji'de gerçekleştirilen Pre-COP toplantıları tamamlandı. Toplantılara katılan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim finansmanındaki eşitsizliklere dikkat çekerek dünya ülkelerini somut adımlar atmaya davet etti. Gelişmiş ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede verdikleri taahhütleri yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Kurum, “COP31'de eğer samimiyseniz bu eylem gündemini hayata geçirmeniz gerekiyor. Şayet samimi değilseniz de rol yapmayın” ifadelerini kullandı.

2035 Yılı İçin Yeni İklim Hedefleri Açıklandı

Bakan Kurum, COP31 eylem gündemi kapsamında 2035 yılına kadar emisyonların en az yüzde 20 azaltılmasının hedeflendiğini belirtti. Elektrifikasyon oranının yüzde 35'e çıkarılması, atıkların yüzde 50 azaltılması, binalarda enerji yoğunluğunun yüzde 25 düşürülmesi ve döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15'e yükseltilmesi de açıklanan hedefler arasında yer aldı. Kurum, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılması için ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“Yardım Var Ama İhtiyaç Sahiplerine Ulaşmıyor”

Fiji'deki toplantıların önemli gündem maddelerinden biri de iklim finansmanı oldu. Özellikle Pasifik ada ülkelerinin iklim değişikliğinin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Kurum, finansal desteklerin ihtiyaç sahibi ülkelere zamanında ulaştırılamadığını dile getirdi. Tuvalu'daki duruma dikkat çeken Kurum, iklim krizine en az katkıda bulunan ülkelerin en ağır bedelleri ödediğini ifade etti. Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum için yıllık finansman ihtiyacının 2035 itibarıyla 310 ila 365 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini aktaran Kurum, mevcut kaynakların daha adil dağıtılması gerektiğini savundu.

İklim Finansmanı İçin Dört Adımlı Öneri

Bakan Kurum, finansmana erişimin kolaylaştırılması amacıyla dört başlık üzerinde durdu. İklim fonlarında başvuru süreçlerinin sadeleştirilmesi, kaynakların ülkelerin önceliklerine göre kullanılması, hibe ve uygun koşullu finansmanın artırılması ve verilen taahhütlerin somut takvimlere bağlanması gerektiğini belirtti. Kurum, “Bir ada halkının kıyısına, bir köyün tarlasına ulaşmayan hiçbir taahhüt uygulama sayılmaz” diyerek finansman kararlarının sahada karşılık bulmasının önemini vurguladı.

Antalya'daki COP31'de Somut Kararlar Hedefleniyor

Türkiye'nin Avustralya ile birlikte yürüttüğü COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kurum, Antalya'daki konferansın yalnızca yeni vaatlerin açıklandığı bir toplantı olmasını istemediklerini söyledi.

Kurum, Türkiye'nin 6 Şubat depremlerinin ardından yürüttüğü konut çalışmalarını örnek göstererek kararlı bir uygulama sürecinin önemine dikkat çekti. Deprem bölgesinde iki yılda 455 bin konutun tamamlandığını ifade etti. COP31'de emisyon azaltımı, iklim değişikliğine uyum, finansman ve uygulama başlıklarını kapsayan ortak bir karar metni oluşturulmasının amaçlandığını belirten Kurum, “Bu yoldan dönüş yok ve geri adım asla atmayacağız” dedi. (Kaynak: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı)

Muhabir: Haber Merkezi