Boğazda yanma başladığında adaçayı, üşütme hissedildiğinde ıhlamur… Türkiye’de pek çok evde bulunan bu iki bitki çayı çoğu zaman aynı amaçla tüketiliyor. Oysa Avrupa İlaç Ajansının (EMA) yayımladığı değerlendirmelerde, bitkilerin hangi kısmının ve nasıl kullanıldığı önem taşıyor.
EMA, ıhlamur çiçeğinden hazırlanan ürünleri soğuk algınlığı belirtilerinin hafifletilmesinde geleneksel olarak kullanılan ürünler arasında sayıyor. Adaçayı yaprağı içinse ağız ve boğazdaki tahrişin hafifletilmesine yönelik geleneksel kullanım yer alıyor. Bu bilgiler, iki bitkiden birinin diğerinden daha etkili olduğunu göstermiyor, her ikisinin de hastalığı iyileştiren bir tedavi olduğu söylenemez.
Boğaz İçin Adaçayı Nasıl Kullanılıyor?
Buradaki ayrıntı, adaçayının içilmesiyle gargara olarak kullanılması arasındaki fark. EMA’nın Salvia officinalis yaprağına ilişkin belgesinde ağız ve boğaz şikayetleri için tarif edilen yöntem, demlenmiş adaçayının ılık gargara olarak kullanılması. Bu tarif, “adaçayı içmek boğazı tedavi eder” iddiasına dayanak oluşturmuyor.
Ihlamurda ise EMA’nın yetişkinler için verdiği çay hazırlama tarifinde 1,5 gram kurutulmuş çiçek, 150 mililitre kaynar suyla demleniyor. Satın alınan ürünlerde bitkinin içeriğine ve ambalajdaki hazırlama bilgisine bakılması gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı da kaynağı belirsiz bitki çayı karışımlarından kaçınılmasını öneriyor.
Çocuklar, Gebeler Ve Düzenli İlaç Kullananlar Dikkat
EMA’nın değerlendirmesine göre ıhlamur çiçeği ürünlerinin soğuk algınlığı amacıyla 4 yaş altındaki çocuklarda, Salvia officinalis yaprağı ürünlerinin ise 18 yaş altındakilerde kullanımı yeterli veri bulunmadığı için önerilmiyor. Her iki ürünün gebelik ve emzirme dönemindeki güvenliğine ilişkin de yeterli veri yok. Tarım ve Orman Bakanlığı, düzenli ilaç kullananların bitki çayı tüketmeden önce hekimlerine danışmasını tavsiye ediyor.
Yüksek ateş, nefes darlığı veya ağırlaşan şikayetlerde bitki çaylarıyla vakit kaybedilmemeli. Belirtiler uzadığında da sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Ihlamur ve adaçayı arasında seçim yaparken asıl soru, “Hangisi daha güçlü?” değil, “Hangi bitki, hangi şikayet için ve nasıl kullanılıyor?” olmalı.



