Uzmanlara göre birçok genç ne yapması gerektiğini bilmesine rağmen harekete geçmekte zorlanıyor. Ders çalışma, hedef belirleme, sorumluluk alma veya günlük görevleri tamamlama gibi konular sürekli ertelenirken, bu durum zamanla özgüven kaybına ve yoğun zihinsel baskıya dönüşebiliyor. Klinik Psikolog Haluk Ergeni’ye göre erteleme davranışı çoğu zaman gençlerin iç dünyasında yaşadığı psikolojik baskılarla bağlantılı. Başarısız olma korkusu, mükemmel yapma isteği, hata yapmaktan çekinme, yoğun kaygı ve yetersizlik hissi gibi duyguların genç bireyin harekete geçmesini zorlaştırdığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre beyin, stres oluşturan görevleri tehdit gibi algıladığında kaçınma davranışı geliştirebiliyor. Bu süreçte genç bireyler “Biraz sonra yaparım” ya da “Yarın daha verimli olurum” gibi düşüncelerle ertelemeyi kendileri için mantıklı hale getirebiliyor.
Ergeni, tamamlanmayan her görevin zihinsel yük oluşturduğunu belirterek, sürekli ertelenen sorumlulukların zamanla motivasyon kaybına neden olduğunu söyledi. Uzmanlara göre genç birey yalnızca görevlerini değil, zamanla kendi potansiyelini de ertelemeye başlıyor. Bu durum hayallerin, hedeflerin ve gelecek planlarının sürekli ileri tarihlere bırakılmasına yol açabiliyor.
Birçok gencin disiplinli olabilmek için önce motive olması gerektiğini düşündüğünü belirten Haluk Ergeni, motivasyonun değişken olduğunu, disiplinin ise duygulardan bağımsız şekilde aksiyon alabilme becerisi olduğunu ifade etti. Uzmanlara göre başarılı bireyleri ayıran en önemli fark, sürekli motive olmaları değil; istemeseler bile yapmaları gereken işe başlayabilmeleri. Disiplinin doğuştan gelen özellik olmadığına dikkat çeken Ergeni, küçük ama sürdürülebilir adımların alışkanlık dönüşümünde kritik rol oynadığını söyledi. Sürekli telefon kontrol etmek, kısa videolar izlemek ve sosyal medyada uzun süre vakit geçirmenin gençlerde dikkat süresini ciddi şekilde düşürdüğünü belirten uzmanlar, beynin hızlı dopamin veren içeriklere alıştığında uzun süre odak gerektiren işlerden kaçınmaya başladığını ifade ediyor. Bu nedenle bildirimleri azaltmak, sade çalışma ortamı oluşturmak ve aynı anda tek işe odaklanmak gibi yöntemlerin zihinsel performansı artırabileceği belirtiliyor.
Klinik Psikolog Haluk Ergeni, gençlerin kendilerini “Ben zaten erteleyen biriyim” şeklinde tanımlamasının davranışları daha da kalıcı hale getirebildiğini belirterek, zihinsel kimlik dönüşümünün önemine dikkat çekti. Uzmanlara göre disiplin baskı değil, uzun vadede özgürlük sağlayan bir beceri. Çünkü tamamlanan her görev beynin ödül sistemini olumlu etkiliyor ve kişinin kendine olan güvenini yeniden güçlendiriyor. Ergeni, erteleme davranışını değiştirmenin bir gecede mümkün olmadığını ancak küçük ve kararlı adımların zamanla büyük dönüşümler oluşturabileceğini vurguladı. (Kaynak: Doktortakvimi)





