Ergenlik döneminde ailelerin sık karşılaştığı konular arasında çocukların daha tepkisel davranması, ebeveynleriyle tartışması, iletişimin azalması ve zaman zaman kendisini çevresinden uzaklaştırması yer alıyor. Klinik Psikolog Ebru Demirköz, ergenlik dönemindeki öfkenin tek başına “söz dinlememe” şeklinde ele alınmaması gerektiğini belirterek davranışın arkasındaki duygunun da değerlendirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Öfkenin Altında Hangi Duygular Olabilir?

Demirköz’e göre öfke, bazı durumlarda gencin ifade etmekte zorlandığı başka duyguların dışa vurumu olabiliyor. Kırgınlık, kaygı, utanç, çaresizlik, yalnızlık, değersizlik veya anlaşılmadığını düşünme gibi duygular doğrudan dile getirilemediğinde öfke şeklinde ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle ebeveynlerin yalnızca gencin gösterdiği tepkiye değil, bu tepkinin arkasında hangi duygunun bulunabileceğine de dikkat etmesi gerekiyor.

Ergenlikte Bağımsızlaşma İsteği Artıyor

Ergenlik aynı zamanda gencin kendi kimliğini oluşturmaya ve ebeveynlerinden psikolojik olarak daha bağımsız hale gelmeye çalıştığı bir dönem. Bu süreçte kendi kararlarını vermek isteme, ebeveyne karşı çıkma veya sınırları zorlama gibi davranışlar görülebiliyor. Demirköz, ebeveynden uzaklaşma isteğinin her durumda sevgisizlik şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini, bunun gencin kendi kimliğini ve kişisel alanını oluşturma sürecinin bir parçası olabileceğini belirtti.

Ebeveynler Nasıl Yaklaşmalı?

Uzman değerlendirmesine göre ergenin öfkeli olması, bütün davranışlarının kabul edilmesi veya aile içerisindeki sınırların kaldırılması gerektiği anlamına gelmiyor. Ebeveynlerin tutarlı ve güvenli sınırlar koyarken gencin duygularını ifade edebileceği iletişim ortamını koruması önem taşıyor. Öfkeli davranış karşısında yalnızca tepkiyi durdurmaya odaklanmak yerine, öfkeye yol açan nedenlerin anlaşılmaya çalışılması öneriliyor.

Hangi Durumlarda Profesyonel Destek Gerekebilir?

Ergenlik dönemindeki her öfke gelişim sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirilmemeli. Öfkenin çok yoğun veya uzun süreli olması, okul hayatını, arkadaşlık ilişkilerini ya da aile yaşamını belirgin şekilde etkilemesi durumunda profesyonel değerlendirme gerekebiliyor. İçe kapanma, yoğun kaygı, belirgin davranış değişiklikleri veya kendine zarar verme düşüncelerinin öfkeye eşlik etmesi de profesyonel destek alınmasını gerektirebilecek belirtiler arasında gösteriliyor. Demirköz, ebeveynlerin “Bu davranışı nasıl durdurabiliriz?” sorusunun yanında “Bu öfke bize ne anlatıyor olabilir?” sorusunu da düşünmesinin, ergenle kurulan iletişim açısından önemli olduğunu vurguladı. (Kaynak: Doktortakvimi)

Muhabir: HABER MERKEZİ