(ÖZEL HABER) - Uşak’ın köylerini, tarihi alanlarını ve kırsal yaşamını saha çalışmalarıyla belgeleyen araştırmacı ve belgeselci Alp Arslan Dur, bu kez objektifini bir insan hikayesine çevirdi. Dur’un çektiği fotoğrafta, eski bir köy evinin mavi ahşap penceresinden bakan yaşlı bir kadın görülüyor. Fotoğrafın en dikkat çekici ayrıntısını ise kadının geleneksel başlığı oluşturuyor. Başlığın üzerindeki metal süslemeler, renkli kumaşlar ve oyalı örtü, kırsalda geçmişten bugüne taşınan giyim kültürünün izlerini taşıyor.
Mavi Pencerenin Ardında Bir Köy Hikayesi
Fotoğrafı güçlü kılan ayrıntılardan biri de mekan ile insan arasındaki bağ. Zamanın izlerini taşıyan pencere, ahşap çerçevenin belirgin mavi rengi ve objektife doğrudan yönelen bakış aynı kadrajda buluşuyor. Alp Arslan Dur, kareyi şu sözlerle anlatıyor: “Eski bir pencerenin mavi çerçevesinden bakan bu gözlerde, köylerin, geleneklerin ve kuşaktan kuşağa aktarılan hayatların izleri saklı.” Portrede yalnızca geleneksel kıyafetler değil, yılların bıraktığı izler de öne çıkıyor. Kadının elleri, yüzündeki çizgiler ve pencerenin önündeki duruşu, fotoğrafı sıradan bir portreden çıkararak kırsal yaşamın görsel kaydına dönüştürüyor.
Uşak’ın Kırsal Hafızası Kare Kare Belgeleniyor
Dur’un çalışmaları yalnızca insan portreleriyle sınırlı değil. Uşak’ın köyleri, tarihi yerleşimleri, eski yapıları ve kırsal coğrafyası üzerine saha çalışmaları yapan Dur, daha önce de kentin farklı noktalarındaki kültürel ve tarihi değerleri fotoğraf ve video kayıtlarıyla gündeme taşımıştı. Bu kez kadraja giren ise bir yapı ya da tarihi kalıntı değil, o kültürü yaşayan ve bugüne taşıyan insan oldu. Çünkü köylerin geçmişi yalnızca eski evlerde, çeşmelerde ve taş yapılarda değil, o evlerde yaşayan insanların kıyafetlerinde, ellerinde, yüzlerinde ve hatıralarında da yaşamaya devam ediyor. (Fotoğraf: Alp Arslan Dur)





