Uşak'ın Banaz ilçesinin adının kökenine ilişkin sosyal medyada başlayan tartışma, tarih meraklılarının da dikkatini çekti. Araştırmacı belgeselci Alp Arslan Dur'un, Yunan arşivlerinden paylaştığı 6 Ocak 1922 tarihli bir fotoğraf ve buna ilişkin yaptığı tarihsel değerlendirme, Banaz adının kökeni üzerine farklı görüşleri yeniden gündeme taşıdı.
1922 tarihli arşiv fotoğrafını paylaştı
Alp Arslan Dur, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, işgal altındaki Uşak'ta Ortodoks Epifani (Theofania) Bayramı kapsamında gerçekleştirilen Kutsal Haç törenine ait olduğu belirtilen bir fotoğrafı yayımladı. Paylaşımda, fotoğrafın Yunan arşivlerindeki açıklamasında törenin "Panasion Nehri" kıyısında yapıldığının ifade edildiğini aktardı.
Dur, antik kaynaklar ile tarihî coğrafya çalışmalarında Panasion adının günümüzdeki Banaz Ovası ile ilişkilendirildiğini belirterek, toponomi araştırmacısı Bilge Umar'ın çalışmalarına da atıfta bulundu. Buna göre Banaz adının, antik Panasion yer adının zaman içerisinde Türkçeleşmiş biçimi olduğu, daha eski kökeninin ise Luwice Pa-wana-assa adına dayandığı ve "sulak yer" ya da "su kenti" anlamı taşıdığı görüşünü paylaştı.
Paylaşımında, fotoğrafta geçen Panasion Nehri'nin günümüzde Banaz Çayı olarak bilinen akarsu olduğunu ifade eden Dur, söz konusu arşiv belgesinin yalnızca 1922 yılındaki bir dinî töreni değil, aynı zamanda yaklaşık üç bin yıllık bir yer adının tarihsel sürekliliğine işaret ettiğini savundu.
"Banaz ismi Sivas'tan geldi" iddiası
Dur'un paylaşımının ardından sosyal medyada farklı görüşler de dile getirildi. Aziz Tümer isimli kullanıcı, Banaz adının antik dönemle ilişkilendirilmesini doğru bulmadığını belirterek, ismin Pir Sultan Abdal'ın yaşadığı Sivas'ın Banaz köyünden geldiğini ileri sürdü.
Tümer, kendi aile geçmişinin de Sivas Banaz kökenli olduğunu belirterek, bölgede yaşayan bazı ailelerin geçmişine dikkat çekti ve Banaz adının bu göçlerle bağlantılı olduğunu savundu.
"Tarih belgelerle yazılır"
Bu iddiaya yanıt veren Alp Arslan Dur ise tarihî değerlendirmelerin aile anlatılarıyla değil, yazılı belgelerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Dur, iddianın Osmanlı tahrir defterleri, vakfiyeler veya resmi arşiv belgeleriyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, 1530 tarihli Osmanlı tahrir defterinde "Nefs-i Banaz tabi-i Uşak" kaydının bulunduğunu hatırlattı.
Söz konusu kayıtta Banaz'ın pazarı bulunan, gelirleri hesaplanan ve çevresindeki köylerin bağlı olduğu bir nahiye merkezi olarak yer aldığını ifade eden Dur, Sivas'taki Banaz köyünün tarihi bir yerleşim olduğunu kabul etmekle birlikte, bugüne kadar bu köy adının Uşak Banaz'dan daha eski olduğuna ilişkin ortaya konmuş resmi bir tarihi belge bulunmadığını savundu.
Tarihi isim tartışmaları sürüyor
Yer adlarının kökenine ilişkin tartışmaların tarih, arkeoloji, dilbilim ve Osmanlı arşivleri gibi farklı disiplinlerin ortak değerlendirmesiyle ele alınması gerektiği belirtilirken, Banaz isminin kökenine ilişkin farklı görüşler de zaman zaman gündeme gelmeye devam ediyor.
Bu tür konularda kesin yargılara varılabilmesi için tarihi belgeler, arkeolojik bulgular ve bilimsel çalışmaların birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiliyor.



