Bugünden tam 106 yıl önce, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yayımladığı genelgeyle Ankara’da açılacak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yolu resmen açıldı. Bu adım, yalnızca yeni bir meclisin kuruluşunu değil, millet iradesine dayalı yönetim anlayışının temellerinin atılmasını ifade etti.
Tarihi Çağrıyla Millet Ankara’ya Davet Edildi
1920 yılının Mart ayında yayımlanan genelgede, olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin Ankara’da toplanacağı duyuruldu. Ülkenin dört bir yanında seçim hazırlıkları hız kazandı, temsilciler belirlenerek Ankara’ya doğru yola çıktı. Bu süreç, Anadolu’nun kaderini belirleyecek tarihi bir buluşmanın habercisi oldu.

23 Nisan 1920: Yeni Bir Dönemin Başlangıcı
Yapılan hazırlıkların ardından 23 Nisan 1920’de Meclis kapılarını açtı. Bu tarih, Türk milletinin kendi geleceğini kendi iradesiyle belirlediği en önemli dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti. Açılan Meclis, Kurtuluş Savaşı’nın yönetildiği merkez olurken, aynı zamanda yeni devletin temel taşlarını döşedi.
Egemenlik Milletin Olduğunu Tescilledi
Yayımlanan genelgelerle birlikte devlet yönetiminde en yüksek otoritenin milletin temsilcilerinden oluşan Meclis olduğu açıkça ortaya kondu. Böylece “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” anlayışı yalnızca bir söz olmaktan çıkıp fiilen uygulanmaya başlandı.



