Ertesi gün ise velisinin telefonuna devamsızlık mesajı geliyor. Üstelik bazı okullarda, kolu kırılan öğrencinin sağlık raporunu teslim etmek isteyen kırık koluyla ve ailesin iş ve sağlık sorunları nedeniyle karşılaştığı sorunlar ve şikayetler olmasına rağmen, “Sormak gerekli!” Okul idareleri öğrencilerin sorunlarını çözmek yerine neden velileri daha fazla uğraştırıyor?
Uşak'ta bir okulda yaşandığı aktarılan olay, eğitim kurumlarındaki iletişim ve koordinasyon eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Pazartesi sabahı öğrenciler her zamanki gibi okullarına gidiyor. Ders saatinde bir öğretmen, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı hazırlıkları kapsamında bazı öğrencileri sınıflarından alarak provaya götürüyor.
BURAYA KADAR HER ŞEY NORMAL!
Çocuklar okulda, öğretmenlerinin gözetiminde ve okulun düzenlediği bir etkinliğe katılacaklar. Ancak ertesi gün velilerin telefonlarına gelen devamsızlık mesajları, işin rengini değiştiriyor. Okulun içinde bulunan, öğretmeninin bilgisi ve gözetiminde prova yapan öğrenci devamsız görünüyor!
ÖĞRETMENLER BİRBİRİNDEN HABERSİZ Mİ?
Şimdi burada üzerinde durulması gereken önemli bir mesele var. Bir öğretmen öğrenciyi dersten alıp okulun düzenlediği provaya götürüyorsa, o öğrencinin nerede olduğunun diğer öğretmenler ve okul idaresi tarafından bilinmesi gerekmez mi? Okul yönetimi başta olmak üzere sınıf öğretmeni ya da ders öğretmeni öğrencinin provaya katıldığından haberdar değil mi?
Diyelim ki öğretmenler arasında iletişim kurulamadı.
Peki okul yönetimi?
29 Ekim hazırlıkları okul idaresinin bilgisi dışında mı yapılıyor?
Hangi öğrencilerin provaya katıldığı, hangi saatlerde derslerinden ayrıldığı bilinmiyor mu?
Ortada basit bir yoklama hatasından daha fazlasını düşündüren bir koordinasyon sorunu var.
ÇOCUK OKULDA, VELİYE DEVAMSIZLIK MESAJI GİDİYOR!
Bir veli sabah çocuğunu saatini de yazayım! Saat 06.45’de dolmuşu sistemden takip ederek okuluna gönderiyor. Sadece çocuğunun derslerine girdiğini biliyor ancak okulun etkinliklerine katıldığını bilmiyor. Ertesi gün telefonuna devamsızlık bildirimi geliyor.
O veli ne düşünsün?
Çocuğum okula gitmedi mi?
Dersinden mi kaçtı?
Benim haberim olmadan okuldan mı ayrıldı?
Oysa çocuk okulun içinde, öğretmeninin yanında Cumhuriyet Bayramı'na hazırlanıyor.
Bir mesajın velide oluşturabileceği endişeyi düşünmek bu kadar zor olmamalı.
Asıl mesele, okulun kendi bünyesinde yürüttüğü bir faaliyete katılan öğrencinin yoklamasının doğru şekilde takip edilememesi.
KOLU KIRILAN ÇOCUĞUN RAPORUNU ALMAK NEDEN BU KADAR ZOR?
Gelelim bazı okul idarelerinin üzerinde düşünmesi gereken başka bir meseleye. Bir çocuğun kolu kırılmış. Annesi ameliyat geçirmiş, evinde iyileşmeye çalışıyor. Babası çalışıyor. İşinden izin alıp bir türlü ulaşım sorunu çözülmemiş kilometrelerce yol gitmesi her zaman mümkün olmayan öğrenciyi de birkaç saniye geç kalsa DEVAMSIZLIK işleyen Okula!
Bazı durumlar istisna olmalı. Çocuk sağlık raporunu okuluna getiriyor. Ancak bazı okul idarelerinin, öğrencinin getirdiği raporu kabul etmemekte ısrarcı olduğu yönünde şikayetler bulunuyor. Şimdi soruyorum:
Bu çocuk ne yapsın?
Ameliyatlı annesini yatağından mı kaldırsın?
Babası işini gücünü bırakıp okulun yolunu mu tutsun?
Önce bir bakın, eğitim verdiğiniz okul Uşak şehir merkezine kaç kilometre uzaklıkta?
Her ailenin özel aracı mı var?
Her veli istediği zaman iş yerinden izin alabiliyor mu?
Üstelik bir de randevu meselesi var!
Veli okul idaresiyle görüşmek için zaman ayarlayacak, işinden izin alacak, ulaşımını sağlayacak, sonra da rapor teslim etmeye çalışacak. Ha birde okulda randevu meselesi var. Orası daha vahim.
Elbette sağlık raporlarının tesliminde uyulması gereken kurallar olabilir. Ancak bu kuralların ne olduğu ailelere açıkça anlatılmalı, mevzuatın izin verdiği kolaylıklar araştırılmalı. Sağlık konusunda daha istisnahi olunabilir. Bir çocuğun sağlık sorunu, ailesi için yeni bir bürokratik mücadeleye dönüşmemeli. Öğrencinin getirdiği raporun hangi gerekçeyle kabul edilmediğini açıklamak, çözüm yolu göstermek de okul yönetiminin görevidir.
ÖNCE OKULUNUZUN ŞEHRE KAÇ KİLOMETRE UZAKLIKTA OLDUĞUNA BAKIN!
Bazı okul yöneticilerinin masa başında verdiği kararların ailelerin günlük hayatında nasıl karşılık bulduğunu düşünmesi gerekiyor. Uşak'ın merkez köylerinde, ilçelerinde ve kırsal bölgelerinde yaşayan ailelerin imkanları aynı değil. Bir veli için okula gitmek birkaç dakikalık yürüyüş olabilirken başka bir veli için işinden izin almak, araç bulmak ve kilometrelerce yol kat etmek anlamına gelebiliyor.
Hele ki evde ameliyatlı bir anne, çalışmak zorunda olan bir baba ve kolu kırılmış bir çocuk varsa! Eğitim kurumlarından beklenen, bu ailelere gereksiz zorluk çıkarmak değil, mevzuat çerçevesinde çözüm üretmektir. Bu konudaki şikayetleri de takip edeceğiz.
Gerekli bilgi ve belgelerle doğrulayabildiğimiz olayları, ilgili okul yönetimlerinin açıklamalarına da yer vererek sırasıyla kamuoyunun gündemine taşıyacağız. Çünkü hiçbir veli, çocuğunun sağlık sorunuyla uğraşırken bir de gereksiz işlemler nedeniyle mağdur edilmemeli.
CUMHURİYET BAYRAMI PROVASINA KATILMAK DEVAMSIZLIK MI?
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, okullarımızda büyük bir heyecanla kutlanıyor. Öğrencilerimiz günler öncesinden şiirlerini, gösterilerini ve tören programlarını hazırlanıyor. Öğretmenler de bu hazırlıklar için emek harcıyor. Böylesine anlamlı bir etkinliğe katılan öğrencinin devamsız görünmesi kabul edilebilir bir durum değil. Elbette yoklama alınacak. Öğrencilerin devam durumu takip edilecek. Ancak öğrencinin sınıfta bulunmaması, okulda bulunmadığı anlamına gelmiyor. Hele ki başka bir öğretmenin gözetiminde okulun düzenlediği etkinliğe katılıyorsa!
OKUL İDARELERİNE BİRKAÇ BASİT SORU
Okulunuzda düzenlenen etkinliklere hangi öğrencilerin katıldığını biliyor musunuz? Öğretmenleriniz arasında gerekli bilgilendirme yapılıyor mu? Velilere gönderilen devamsızlık bildirimlerinin doğruluğunu kontrol ediyor musunuz? Sağlık sorunu yaşayan bir öğrencinin raporunun tesliminde aileye hangi kolaylıkları sağlıyorsunuz? Ve en önemlisi, öğrencilerin ve velilerin karşılaştığı sorunları gerçekten dinliyor musunuz? Bunlar cevaplanması zor sorular değil. Çünkü veliler çocuklarını okula teslim ederken yalnızca eğitim almalarını değil, güvenli ve düzenli bir ortamda bulunmalarını da bekliyor.
AMA ÖNCE ÖĞRENCİLERİNİZ NEREDE, ONA BİR BAKIN!
Okul yönetmek yalnızca evrak imzalamak, rapor teslim almak ya da velilere randevu vermek değildir. Çocuklarını ulaşımı imkansız ve ulaşım sorunları halen çözümlenmemiş okullara rağmen, eğitime göndermek olan velilere DEVAMSIZLIK mesajı göndermek olmamalı!..
Okul yönetmek, o binanın içindeki çocuklardan haberdar olmaktır. Hangi öğrencinin sınıfta, hangisinin provada, hangisinin sağlık sorunu nedeniyle evinde olduğunu doğru şekilde takip edebilmektir. Elbette bütün okul yöneticilerini aynı kefeye koymuyoruz. İşini özveriyle yapan, velinin derdini dinleyen, öğrencisinin sorununu kendi sorunu gibi gören idarecilerimiz de var.
YAŞANAN AKSAKLIKLARI GÖRMEZDEN GELMEK DE DOĞRU DEĞİL
Bugün okulun içindeki öğrenciye devamsızlık mesajı gönderiliyorsa, yarın kolu kırılan çocuğun raporu için ailesi kapı kapı dolaştırılıyorsa burada konuşulması gereken ciddi bir iletişim ve yönetim sorunu vardır.
Son sözümüz okul idarelerine ve Milli Eğitim Müdürü’ne!
Önce bir bakın, okul Uşak şehir merkezine kaç kilometre uzaklıkta?
Bir veli oraya hangi şartlarda gelebiliyor?
Evinde hastası mı var, işinden izin alabiliyor mu?
Bir de randevu meselesini düşünün.
Ama hepsinden önce...
İdareciler öncelikle öğrencileriniz nerede, ona bir bakın!
Çünkü okulun içinde bulunan öğrenciden haberi olmayan bir yönetimin, veliden sürekli hesap sorması düşündürücüdür…



