Uşak'ta bir köyden yükselen serzeniş, son günlerde sosyal medyada en çok konuşulan konular arasına girdi. Uşaklı aktivist Hakan Savaş'ın Eşme ilçesine bağlı Kocabey Köyü'nde imam bulunmadığını öne süren paylaşımı, yalnızca bir köyde yaşandığı iddia edilen sorunu değil, kırsalda yaşayan vatandaşların din hizmetlerine erişimini de yeniden tartışmaya açtı. Savaş'ın sosyal medya hesabında paylaştığı ve bir köy sakini tarafından kaleme alındığı belirtilen şiir, kısa sürede yüzlerce kişi tarafından paylaşıldı. Şiirde geçen;
Kocabey Köyü'nün imamı yok" dizeleri, köy halkının yaşadığı rahatsızlığın sembolü haline geldi.
Bir Köyün Serzenişi mi, Daha Büyük Bir Sorun mu?
Hakan Savaş'a göre mesele yalnızca Kocabey Köyü ile sınırlı değil. Aktivist, Uşak'ta ve Türkiye'nin farklı bölgelerinde çok sayıda köyde benzer sıkıntıların yaşandığını öne sürüyor. Savaş, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın geniş bütçesine, binlerce personeline ve her yıl mezun veren eğitim kurumlarına rağmen bazı köylerde imam eksikliği yaşandığı yönündeki şikayetlerin dikkat çekici olduğunu savunuyor.
Özellikle yaşlı nüfusun yoğun olduğu kırsal bölgelerde camilerin yalnızca ibadet edilen mekanlar olmadığını belirten vatandaşlar, cenazeden mevlide, dini danışmanlıktan çocukların dini eğitimine kadar birçok konuda imamların önemli bir görev üstlendiğini ifade ediyor.
Tartışmanın merkezindeki bir diğer konu ise son yıllarda İmam Hatip okullarında yaşanan büyüme. Verilere göre 2002 yılında Türkiye genelinde yaklaşık 450 İmam Hatip Lisesi bulunurken bu okullarda yaklaşık 70 bin öğrenci eğitim görüyordu. Aradan geçen süreçte İmam Hatip Liselerinin sayısı yaklaşık 1700'e yükselirken öğrenci sayısı da 487 bine ulaştı.
Buna ek olarak açılan 3 bin 451 İmam Hatip Ortaokulunda eğitim gören yaklaşık 710 bin öğrenciyle birlikte sistem içerisindeki toplam öğrenci sayısı 1 milyon 200 bine yaklaştı. Bu tabloyu değerlendiren Hakan Savaş, "Ortada milyonlarca öğrencinin eğitim aldığı devasa bir sistem var. Ancak buna rağmen bazı köylerde imam bulunamadığı yönündeki şikayetler devam ediyor. Vatandaş doğal olarak bunun nedenini sorguluyor" görüşünü dile getirdi.
Savaş, konuyu yalnızca imam eksikliği üzerinden değerlendirmiyor. Eğitim politikalarının da tartışmanın bir parçası olduğunu savunan aktivist, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden eğitim kurumlarına ayrılan payın yıllar içerisinde gerilediğini öne sürdü.
Savaş'ın paylaştığı verilere göre 2002 yılında eğitim kurumlarına ayrılan bütçe payı yüzde 17,18 seviyesindeyken, bu oran 2023 yılında yüzde 9,18 seviyelerine kadar düştü. Savaş, "Bir tarafta devlet okullarının yaşadığı sorunlar konuşulurken, diğer tarafta imam hatip sistemine yapılan yatırımlar dikkat çekiyor. Buna rağmen köylerde imam eksikliği iddialarının gündeme gelmesi kamuoyunda soru işaretleri oluşturuyor" ifadelerini kullandı.
Din Öğretimine 88 Milyar Liralık Bütçe
Aktivistin dikkat çektiği bir diğer konu ise Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'nün bütçesi oldu. İmam Hatip Liseleri ve İmam Hatip Ortaokullarının bağlı bulunduğu Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'nün 2026 yılı bütçesinin yaklaşık 88 milyar liraya yükseltildiğini belirten Savaş, buna rağmen bazı köylerde imam eksikliğinin konuşulmasının kamuoyunda eleştirilere neden olduğunu söyledi.
Savaş, "Bir tarafta milyarlarca liralık bütçeler, diğer tarafta imam bekleyen köyler var. İnsanlar doğal olarak bu kaynaklar nereye harcanıyor, köylerdeki sorunlar neden çözülemiyor diye soruyor" değerlendirmesinde bulundu.
Merkezi Sistem Ezan Tamam da...
Köylerde yaşayan vatandaşların en çok konuştuğu konu ise din hizmetlerinin geleceği. Türkiye'nin birçok yerinde yıllardır merkezi sistem ezan uygulaması kullanılıyor. Ancak bazı vatandaşlar imam eksikliğinin artması halinde köylerde dini hizmetlerin de giderek merkezileşmesinden endişe duyuyor.
Bu nedenle sosyal medyada sık sık şu soru dile getiriliyor:
"Merkezi sistem ezan tamam da, yarın namazı da merkezi sistem mi kıldıracak?"
Elbette bu soru gerçek bir uygulamadan çok yaşanan durumun eleştirisi olarak görülüyor. Ancak köylerde yaşayan vatandaşlar açısından konu yalnızca bir personel eksikliği olarak değerlendirilmiyor.
Gözler Müftülükten Gelecek Açıklamada
Kocabey Köyü üzerinden başlayan tartışmanın ardından gözler şimdi Uşak İl Müftülüğü'ne çevrildi. Vatandaşlar, Uşak genelinde kaç camide görevli bulunduğu, kaç köyde imam eksikliği yaşandığı, boş kadroların sayısı ve kırsaldaki din hizmetlerinin nasıl sürdürüldüğüne ilişkin resmi açıklama yapılmasını bekliyor. Kocabey Köyü'nden yükselen şiirli serzeniş bugün yalnızca bir köyün değil, kırsalda yaşayan birçok vatandaşın ortak sorusuna dönüşmüş durumda:
"Camiler açık ama imamlar nerede?"
Ve tartışmanın merkezinde şu soru yer alıyor:
"Milyonlarca öğrencinin eğitim aldığı, milyarlarca liralık bütçelerin ayrıldığı bir sistemde, köylerde neden hâlâ imam eksikliği konuşuluyor?"