Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan bilgilendirmede, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) başta Hyalomma cinsi keneler olmak üzere enfekte kenelerin insan vücuduna tutunmasıyla bulaşan viral bir hastalık olduğu hatırlatıldı. Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Selma Gül Sever, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların ve doğayla iç içe çalışan meslek gruplarının daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Çiftçiler, veteriner hekimler, kasaplar, kırsal alanda yaşayanlar, kamp yapan vatandaşlar, kırsal bölgelerde görev yapan askerler ve sağlık çalışanlarının risk grubunda yer aldığı belirtildi.
Hastalığın ilk belirtileri arasında ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve baş ağrısının bulunduğunu ifade eden Sever, özellikle Temmuz ve Ağustos aylarının KKKA vakalarının en sık görüldüğü dönemler olduğuna dikkat çekti. Vatandaşların kırsal alanlarda bulunurken açık renkli kıyafetler tercih etmesi gerektiğini belirten Sever, doğada veya tarım arazilerinde vakit geçirildikten sonra saçlı deri dahil tüm vücudun dikkatlice kontrol edilmesini önerdi. Kenelerin daha kolay fark edilebilmesi için vücudu örten giysilerin tercih edilmesinin önemine işaret eden Sever, vücuda tutunan kenelerin bilinçsiz şekilde çıkarılmaması gerektiğini söyledi.
Kene fark edilmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulmasının en doğru yöntem olduğunu belirten Sever, kenenin bütünlüğü bozulmadan ve ezilmeden çıkarılması gerektiğini ifade etti. Türkiye'de KKKA vakalarının en sık görüldüğü bölgelerin başında Kelkit Vadisi'nin geldiğini kaydeden Sever, özellikle Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Tokat ve Erzincan illerinde hastalığın daha yoğun görüldüğünü belirtti.
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Selma Gül Sever, kene teması sonrasında ateş, halsizlik, baş ağrısı veya benzeri belirtilerin ortaya çıkması halinde vatandaşların vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini vurgulayarak erken teşhisin hayati önem taşıdığını söyledi.



