(ÖZEL HABER) - Okul yoklamalarında verilen “Burada!” cevabından yola çıkan Zuhal Başpınar, öğrencilik yıllarından bugüne uzanan hatıralarını kaleme aldı. Bir Eylül İlkokulundan Ege Üniversitesine uzanan eğitim hayatını okul numaralarıyla birlikte anan Başpınar, çocukken ses vermekle var olmak arasında kurduğu bağı anlattı.
Okul Numaralarıyla Hatırladığı Yıllar
Başpınar, kızlık soyadı Yörükoğlu ile yer aldığı ilkokul yoklamasını, “Bir Eylül İlkokulu, 9 numara: Zuhal Yörükoğlu… Burada!” sözleriyle hatırladı. Ardından Halit Ziya Uşaklıgil Ortaokulundaki 138, Uşak Lisesindeki 295 ve Ege Üniversitesindeki 593 numaralı öğrencilik günlerine yer verdi.
Yazısında çocukluk ile yetişkinlik arasında bağ kuran emekli eğitimci, duygularını şu ifadelerle aktardı:
“Ses vermeyi, var olmak belledik bu yüzden. Büyüdük. Sesimiz duyulmadığında, anlaşılmadığımızda varlığımızdan şüphe ettik. Oysa biz hep BURADAYDIK! Sadece biraz siyah beyazdık…”
Sokak Oyunları ve Mahalle Arasındaki Sesler
Başpınar’ın hatıralarında “Yağ satarım, bal satarım” ve saklambaç gibi oyunlar da yer buldu. Gazoz kapaklarını, sekseği, akasya ağacının meyvelerini ve erkek çocukların “cız” dediği misketleri sıralayan şair, “Macinoooo!” diye seslenerek gelen horoz şekercisini de unutmadı. Bir parça ekmeğin arasına sürülen Sana yağı, peynir ve salçayı hatırlatan Başpınar, “Hatırladınız değil mi, Uşaklı koca çocuklar?” sözleriyle seslendiği okurlarına, o yılların ortak tatlarını anımsattı. Çocukluk arkadaşlarıyla Beyaz Kelebekler’e özenerek kurdukları orkestrayı da anlatan Başpınar, grubun değişmez solistinin kendisi olduğunu belirtti.
Gül Kokulu Lokumla Gelen Özlem
Yazısında çocukluğu, “Küçük şeylerle kocaman mutlu olduğumuz, bir oyuna bütün dünyamızı sığdırdığımız yıllar” sözleriyle anlatan Başpınar, paylaşımını hazırlamasına vesile olan tadın ise petibör bisküvilerin arasına konan gül kokulu lokum olduğunu ifade etti. Bu lezzeti hâlâ çok sevdiğini dile getiren Uşaklı şair, yazısını okurlarına yönelttiği samimi bir davetle tamamladı: “Alır mısınız bir parça? Çocukluğumuzdan geldi.”


