Uşak’ın merkeze bağlı Bağbaşı köyünde, güneş enerjisi santrali projelerine karşı yürütülen hukuk mücadelesi ve köylülerin eylemlerinin ardından yeni bir gelişme yaşandı. Uşak Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, Taykar’ın GES sahasının mühürlendiğini bildirdi. Sosyal medya hesabından “41. günde mahkemenin emri nihayet ulaştı” açıklamasını yapan Akcura, mühürlemenin ardından da sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Potens ve Taykar’ın mahkeme kararlarına uymasının sağlanması için Uşak Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile jandarmaya çağrıda bulundu.

659072386 1556998435392576 1686604545977384188 NAkcura, bundan sonraki beklentilerinin bilirkişi raporları doğrultusunda projeler hakkında iptal kararı verilmesi olduğunu ifade etti. Mühürleme açıklamasını projelerin tamamen iptal edildiği şeklinde değerlendirmeyen platform sözcüsü Akcura, zarar gördüğünü savunduğu meraların, ağaçların ve çeşmelerin yeniden yaşatılması için çalışacaklarını dile getirdi.

Bağbaşı’ndaki tartışmaların merkezinde, GES projelerinin su kaynaklarına, hayvancılıkta kullanılan meralara ve doğal yaşama etkileri bulunuyor. Eylül ayında kamuoyuna yansıyan açıklamalarda Akcura, dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında yeraltı suları, ekosistem ve ortak kullanılan mera alanları açısından risklere dikkat çekildiğini aktarmıştı. Platform, bu değerlendirmelerin ardından sahadaki çalışmaların durdurulmasını istemişti.

829603811 122140472655387771 6567287920823971668 NHukuki süreçte önce Potens, ardından Taykar projesi için yürütmeyi durdurma kararları verildiği duyuruldu. Ancak köylüler ve platform temsilcileri, kararların ardından da sahaya malzeme taşındığını ileri sürerek uygulamaya tepki gösterdi. Ekim ayının başındaki açıklamalarda da meralar, çeşmeler ve yılkı atlarının yaşam alanları üzerindeki etkiler gündeme getirildi.

Gerilim, 18 Ekim akşamı ve 19 Ekim’de sahaya malzeme taşıyan tırların geçişi sırasında büyüdü. Mahkeme kararının uygulanmasını isteyen köylüler, araçların çalışma alanına girişini engellemek için nöbet tuttu. Akcura, o dönemde yaptığı açıklamalarda kararın ilgili birimlere tebliğ edilmediğinin kendilerine söylendiğini, avukatların ise belgeleri ilettiğini belirtmişti.

Köyde yaşanan müdahale ve gözaltılar da tepkilere neden oldu. İlk açıklamalarda Bağbaşı Köyü Muhtarı Ahmet Karakuş ile iki kişinin gözaltına alındığı bildirilirken, Akcura daha sonra sayının sekize yükseldiğini açıkladı. Yaşananların ardından Bağbaşılı kadınlar mücadeleyi Uşak kent merkezine taşıdı. Tiritoğlu Parkı’nda bir araya gelen köylüler, gözaltılara tepki göstererek mahkeme kararının uygulanmasını istedi. Hayvancılıkla geçinen ailelerin meralara ihtiyaç duyduğunu anlatan kadınlar, itirazlarının güneş enerjisine değil, projenin kurulduğu alana yönelik olduğunu vurguladı. Eylemde su kaynaklarının ve toprakların korunması çağrısı yapıldı. Akcura’nın son açıklamasıyla birlikte Bağbaşı’nda gündem, mühürleme işleminin ardından sahadaki faaliyetlerin nasıl denetleneceğine ve davaların sonucuna çevrildi. Platform, mühürlemeyi önemli bir adım olarak görse de taleplerinin burada bitmediğini belirtti.

Bağbaşı Köyü’nden Serdal Doğan, "Cumhuriyet; sadece bir yönetim biçimi değil, halkın kendi toprağına, suyuna, merasına ve geleceğine sahip çıkma iradesidir! Ulu Önder Atatürk'ün 'Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır' anlayışıyla, yasalara, adalete ve doğasına sahip çıkan bu halk, Cumhuriyetin özüdür. 10 aydır bir adım bile geri atmayan bu kararlı direniş, haklılığın en büyük kanıtıdır. Adalet yerini bulana, meralarımız ve yaşam alanlarımız tamamen özgürlüğüne kavuşana kadar bu inançla devam edeceğiz" dedi.

Muhabir: HABER MERKEZİ