Uşak’ta çevre tartışmalarının odağındaki Murat Dağı ile ilgili yeni bir iddia gündeme geldi. Uşak Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, altın madenciliği faaliyetleriyle bilinen TÜPRAG’ın bölgede yeni bir ruhsat aldığına yönelik açıklamalarda bulundu. Akcura’nın iddiasına göre, TÜPRAG’ın Uşak merkeze bağlı Yaşamışlar köyü mevkiinde yaklaşık 1.949 hektarlık alanda “altın madeni açma” ruhsatı aldığı belirtildi. Söz konusu alanın, Murat Dağı yeraltı su sistemi içerisinde yer aldığı ve geniş ormanlık alanlar ile tarım arazilerini kapsadığı ifade edildi.
Ruhsat MAPEG Tarafından Verildi
İddialara göre ruhsat ihalesi, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 10 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Bölgenin büyüklüğünün, Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi’nin yaklaşık iki katına denk geldiği kaydedildi. Açıklamada, şirketin geçmiş faaliyetlerine de dikkat çekilerek 2024 yılında yaklaşık 11 milyon metreküp su kullanıldığı, daha önce hazırlanan ÇED dosyalarında ise madencilik faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için “susuzlaştırma” uygulamalarına yer verildiği ifade edildi. Özellikle geçtiğimiz yaz yaşanan kuraklık süreci hatırlatılarak, yeni bir maden projesinin su kaynakları üzerindeki etkisine yönelik endişeler dile getirildi.

Yasal Düzenlemeler Tartışma Konusu
Akcura, geçtiğimiz yıl TBMM’de kabul edilen maden yasasıyla birlikte MAPEG’in orman alanlarını maden şirketlerine tahsis edebilme yetkisine sahip olduğunu ve acele kamulaştırma kararlarıyla arazilerin şirketlere devredilebildiğini belirtti. Bu durumun, bölgedeki doğal alanlar açısından risk oluşturduğunu savundu.
Rehabilitasyon Planı Soru İşareti
Öte yandan, Kışladağ Altın Madeni için 2027’de faaliyetlerin sonlandırılacağı ve 2029’da kapanış yapılacağı yönünde taahhütte bulunulduğu hatırlatılırken, kamuya açık ve bağımsız denetime uygun bir rehabilitasyon planının henüz paylaşılmadığına dikkat çekildi. Çevre platformları, Murat Dağı ve çevresinde planlanan ya da iddia edilen madencilik faaliyetlerinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgularken, konunun önümüzdeki günlerde daha geniş çaplı tartışmalara yol açması bekleniyor.



