Yoğurt, Türkiye’de sofraların vazgeçilmez besinleri arasında bulunuyor. Son yıllarda yoğun kıvamı ve protein içeriği nedeniyle süzme yoğurda olan ilgi de arttı. Süzme işlemi nedeniyle normal yoğurttan farklı bir besin profiline sahip olabilen bu ürünler, dengeli beslenmenin parçası olarak tüketilebiliyor. Ancak süzme yoğurdun sağlıklı olması, sınırsız miktarda tüketilebileceği anlamına gelmiyor.

Süzme Yoğurdun Besin Değeri Neden Önemli?

Süzme yoğurdun öne çıkan özelliklerinden biri protein içeriği. Protein, vücudun normal işlevlerinin sürdürülmesinde rol oynarken tokluk hissinin daha uzun devam etmesine de yardımcı olabiliyor. Süt ve süt ürünleri aynı zamanda kalsiyum açısından önemli besin kaynakları arasında bulunuyor. Kalsiyum özellikle kemik ve dişlerin korunmasının yanı sıra kasların ve sinir sisteminin normal işlevlerinde rol oynuyor. Süzme yoğurtta B12 vitamini, fosfor ve potasyum gibi farklı besin ögeleri de bulunabiliyor. Ancak miktarlar ürünün üretim şekline, yağ oranına ve markasına göre değişebiliyor.

Tokluk Süresini Uzatabilir

Süzme yoğurdun özellikle kilo kontrolü yapan kişiler tarafından tercih edilmesinin nedenlerinden biri protein içeriği. Protein açısından zengin öğünlerin daha uzun süre tokluk sağlaması, gün içerisindeki besin tüketiminin kontrolüne yardımcı olabiliyor. Bu nedenle süzme yoğurt, kişinin genel beslenme planına uygun porsiyonlarda ara öğün seçeneklerinden biri olabilir. Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Süzme yoğurt tek başına kilo verdiren bir besin değil. Kilo kaybında günlük toplam enerji alımı, beslenmenin bütünü, fiziksel aktivite ve kişinin sağlık durumu birlikte etkili oluyor.

“Normal Yoğurttan Daha Az Kalorili” Düşüncesine Dikkat

Süzme yoğurtla ilgili yaygın düşüncelerden biri de normal yoğurttan çok daha düşük kalorili olduğu yönünde. Oysa suyun bir bölümünün uzaklaştırılmasıyla daha yoğun hale gelen süzme yoğurdun aynı miktardaki enerji değeri normal yoğurttan mutlaka düşük olmuyor. Özellikle yağ oranı yüksek ürünlerde kalori miktarı artabiliyor. Bu nedenle alışveriş sırasında yalnızca “süzme yoğurt” ibaresine bakmak yerine 100 gramdaki enerji, protein, yağ, doymuş yağ, karbonhidrat ve şeker miktarlarının karşılaştırılması daha doğru bir tercih yapılmasını sağlayabilir.

Laktoz Hassasiyeti Olanlar Tüketebilir Mi?

Yoğurttaki fermantasyon ve süzme işlemleri laktoz miktarını etkileyebiliyor. Bu nedenle laktoz intoleransı bulunan bazı kişiler yoğurdu veya süzme yoğurdu süte kıyasla daha rahat tüketebiliyor. Ancak tolerans kişiden kişiye değişiyor. Bir kişinin rahatlıkla tüketebildiği miktar başka bir kişide şişkinlik, gaz, karın ağrısı veya ishal gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle laktoz intoleransı bulunanların kendi toleranslarını dikkate almaları gerekiyor.

Her Süzme Yoğurt Aynı Değil

Market raflarında satılan süzme yoğurtların besin değerleri birbirinin aynısı değil. Üretim yöntemi, kullanılan sütün özellikleri, yağ oranı ve ürüne eklenen diğer bileşenler besin değerlerini değiştirebiliyor. Özellikle aromalı veya farklı içeriklerle hazırlanan ürünlerde ilave şeker bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi önem taşıyor. Doymuş yağ tüketimini sınırlandırması gereken kişiler için de ürünün yağ oranı dikkate alınması gereken başlıklardan biri.

Probiyotik Diye Tedavi Amacıyla Kullanılmamalı

Yoğurt üretiminde kullanılan canlı mikroorganizmalar nedeniyle yoğurt ve bağırsak sağlığı arasındaki ilişki sık sık gündeme geliyor. Ancak her süzme yoğurdun aynı miktarda veya aynı tür canlı mikroorganizmayı içerdiği varsayılmamalı. Ürünün içeriği ve üretim süreci bu noktada önem taşıyor. Süzme yoğurt sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeninin parçası olabilir ancak herhangi bir hastalığın ilacı veya tıbbi tedavinin alternatifi olarak görülmemeli. (Kaynak: Medicana.com.tr)

Muhabir: HABER MERKEZİ