Çocukluk döneminde sık görülen parmak emme ve emzik kullanımı, belirli bir yaşa kadar normal kabul edilse de sürenin uzaması halinde ciddi ortodontik problemlere zemin hazırlayabiliyor. Ortodonti Uzmanı Dr. Dt. Erman Canlı, özellikle parmak emme alışkanlığının emzik kullanımına kıyasla daha riskli olduğuna dikkat çekerek aileleri erken dönemde önlem almaları konusunda uyardı.
Dr. Canlı, parmak emmenin kontrolünün zor olması ve çoğu zaman daha uzun süre devam etmesi nedeniyle diş ve çene gelişimini olumsuz etkilediğini belirtti. Uzun süreli parmak emme alışkanlığının ön dişlerde temas kaybına bağlı açık kapanışa, üst kesici dişlerin öne doğru konumlanmasına ve alt çenenin gerideymiş gibi görünmesine neden olabildiğini ifade eden Canlı, üst çenenin daralmasına bağlı çapraz kapanışların da sık görülen sorunlar arasında yer aldığını vurguladı. Bu yapısal değişimlerin bazı çocuklarda konuşma bozukluklarına, özellikle “s” ve “z” seslerinde peltekliğe yol açabildiğini söyledi.
Emzik kullanımının ise parmak emmeye göre daha kolay sınırlandırılabilen bir alışkanlık olduğunu belirten Canlı, buna rağmen bilinçsiz ve uzun süreli kullanımın ön dişlerde açıklık, dişlerin öne eğilmesi ve yutkunma fonksiyonunda bozulma gibi ortodontik sorunlara neden olabileceğini aktardı. Ortodontik olarak tasarlanmış fizyolojik emziklerin riski azalttığını ancak uzun süreli kullanımda tamamen zararsız olmadığını da sözlerine ekledi.
Ortodontik etkilerin yalnızca alışkanlığın varlığıyla değil, süresi, sıklığı ve şiddetiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Dr. Canlı, üç yaşına kadar genellikle kalıcı bir hasar oluşmadığını, dört ila beş yaş sonrasında devam eden alışkanlıkların ise risk oluşturduğunu ifade etti. Daimi dişlerin sürmeye başladığı altı yaş ve sonrasında alışkanlığın sürmesi durumunda ortodontik bozuklukların kalıcı hâle gelebileceğine dikkat çekti.
Önlemede erken farkındalığın büyük önem taşıdığını vurgulayan Canlı, alışkanlıkların mümkünse üç yaş civarında bırakılmasının ideal olduğunu, çocuklara baskı yapılmadan pozitif yönlendirme uygulanması gerektiğini söyledi. Altta yatan stres ve kaygı gibi psikolojik etkenlerin de mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Canlı, gerekli durumlarda çocuk diş hekimi veya ortodontist desteği alınmasını önerdi.
Alışkanlık bırakıldıktan sonra hafif vakalarda dişlerin kendiliğinden düzelebileceğini ancak ileri derecede açık kapanış, çapraz kapanış ya da çene darlığı oluşmuşsa ortodontik tedavinin kaçınılmaz olabileceğini ifade eden Dr. Dt. Erman Canlı, erken yaşta yapılan müdahalelerin daha kısa ve daha kolay tedavi süreçleri sağladığını belirterek ailelere düzenli diş kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu. (doktortakvimi)