Toplumda “Buffalo Hump” olarak bilinen ense hörgücü konusunda önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu durumun yalnızca kozmetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Karacalar’a göre ense kökünde oluşan hacim artışı, büyüklüğüne ve altta yatan nedene bağlı olarak ciddi sağlık problemlerine zemin hazırlayabiliyor. Karacalar, ense bölgesindeki yağ ve bağ dokusu birikiminin başın doğal ekseninden öne doğru konumlanmasına yol açabileceğini belirtti. Bu durumun servikal omurgada aşırı yüklenmeye neden olduğunu ifade eden Karacalar, boyun kaslarında kronik gerginlik, üst trapez ve levator scapula kaslarında spazm ile sık tekrarlayan baş ağrılarının görülebildiğini aktardı.

Büyük hacimli dorsoservikal yağ yastığının, üst sırtın daha kambur görünmesine ve omuzların zamanla öne düşmesine yol açtığını kaydeden Prof. Dr. Karacalar, bunun da ilerleyen süreçte şiddetli sırt ağrılarına zemin hazırlayabileceğini dile getirdi. Özellikle masa başında uzun süre çalışan ve bilgisayar kullanım süresi yüksek olan kişilerde ağrı şikâyetlerinin daha belirgin hale geldiğini vurguladı. Prof. Dr. Karacalar, bazı vakalarda bu görünümün altta yatan sistemik hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti. Cushing sendromu başta olmak üzere hipertansiyon, diyabet ve osteoporoz gibi tabloların bu tabloyla birlikte görülebileceğini ifade eden Karacalar, büyük hacimli olgularda servikal sinir basısına bağlı uyuşma şikâyetlerinin de ortaya çıkabildiğini söyledi.

Tedavi sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, liposuction yönteminin etkili bir çözüm sunduğunu ancak bu bölgedeki dokunun sıradan bir yağ dokusu olmadığını belirtti. Fibröz, yani sert bağ dokusuyla karışık bir yapı söz konusu olduğu için cerrahi yaklaşımın teknik açıdan farklı bir perspektif gerektirdiğini ifade etti. (Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Karacalar)

Muhabir: Haber Merkezi