Dünya genelinde yükselen jeopolitik tansiyon ve olası sıcak çatışma senaryoları, küresel ekonomide yeni bir kırılma dönemine işaret ediyor. Enerji geçiş hatları ve stratejik ticaret yolları üzerindeki tehditlerin artması, ekonomik dengelerin yeniden şekillenmesine neden olabilecek bir süreci beraberinde getiriyor. Özellikle petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesini aşması halinde küresel büyümede yavaşlama ve başta Batı ekonomileri olmak üzere resesyon ihtimalinin güçlenmesi bekleniyor.

Dış Ticarete Yön Verenler Derneği Başkanı Dr. Hakan Çınar, savaşların artık yalnızca askeri değil ekonomik cephede de yürütüldüğünü belirterek, Orta Doğu merkezli gerilimin enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açabileceğini ifade etti. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir aksamanın fiyatları hızla yukarı taşıyabileceğini vurgulayan Çınar, artan enerji maliyetlerinin küresel enflasyonu yeniden tırmandırabileceğini ve merkez bankalarının sıkı para politikasını sürdürmek zorunda kalabileceğini dile getirdi.

Küresel ticaret açısından da tablo kırılgan. Deniz taşımacılığı rotalarında meydana gelebilecek aksamalar navlun ve sigorta giderlerini artırırken, tedarik zincirlerinde yeni gecikmeler yaşanabileceği değerlendiriliyor. Pandemi döneminde görülen lojistik sıkıntıların benzerlerinin tekrarlanması durumunda maliyet artışları kaçınılmaz olacak. Böyle dönemlerde yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altın ve dolara yöneldiği, gelişmekte olan ülke para birimlerinin ve borsalarının ise baskı altında kaldığı biliniyor.

Türkiye açısından süreç hem risk hem de fırsat unsurları barındırıyor. Enerji ithalat faturasında olası yükseliş cari dengeyi zorlayabilirken, kur ve finansman maliyetleri üzerinde baskı oluşturabilir. Dr. Hakan Çınar, petrol fiyatlarındaki artışın ithalat maliyetlerini yukarı çekeceğini, navlun ve sigorta giderlerindeki yükselişin ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatabileceğini belirtti. Özellikle kimya, plastik ve enerji yoğun üretim yapan sektörlerin daha fazla etkilenmesi bekleniyor. Avrupa Birliği’nde yaşanabilecek ekonomik daralmanın da Türkiye’nin ihracat performansına olumsuz yansıyabileceği ifade ediliyor.

Dr. Çınar, değerlendirmesini “Artık savaşlar sadece cephede değil, ekonomide de kazanılıyor. Enerji kaynaklarını yöneten, lojistik ağlarını kontrol eden ve üretim kapasitesini koruyan ülkeler yeni dönemin kazananı olacak. Türkiye’nin stratejik adımlar atarak bu süreci doğru yönetmesi büyük önem taşıyor” sözleriyle tamamladı.

Uzmanlara göre küresel gerilimler kısa vadede ekonomik şoklara yol açsa da uzun vadede yeni ticaret eksenleri ve güç dengeleri oluşturabilir. Bu süreçte ülkelerin dayanıklılığı, planlama becerisi ve üretim kapasitesi belirleyici faktör olacak. (Kaynak: disyonder.org.tr)

Muhabir: Haber Merkezi