Sivil toplum ve toplumsal fayda alanındaki projeleri görünür kılmayı amaçlayan SosyalUp’ın “Etki Odaklı Sohbetler” YouTube serisinin 51’inci bölümünde, Oyun Atlası Kurucusu Gökçen Göksel konuk oldu. Programda, kültürel mirası oyun üzerinden yeniden yorumlayan girişimin hikâyesi ve gelecek vizyonu ele alındı.
Sabancı Vakfı Fark Yaratanları arasında yer alan Gökçen Göksel, Oyun Atlası’nın 2018 yılında bir dernek olarak başladığını, 2024 itibarıyla ise sosyal girişim modeline dönüştüğünü belirtti. Çocukluk yıllarında antik kentlerde gördüğü oyun izlerinin bu fikrin temelini oluşturduğunu ifade eden Göksel, “Merak duygusu bizi bu noktaya getirdi. Geçmişin oyunlarını bugünün dünyasıyla buluşturmak istedik” dedi.
Girişimin gelişim sürecinde 2024 yılında kabul edildikleri Impact Hub First Fellow programının önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Göksel, bu süreçte etki odaklı üretim, ürün geliştirme ve test aşamalarında kapsamlı bir deneyim kazandıklarını aktardı.
2025 yılında hayata geçirilen kent koleksiyonuna da değinen Göksel, her kentin kendine özgü kültürel motiflerinden ilham aldıklarını vurguladı. Koleksiyonun tamamen sürdürülebilir anlayışla üretildiğini belirten Göksel, “Ürünlerimizi yüzde 100 pamuklu malzemelerle hazırlıyoruz. Mangala, dokuz taş ve peçiç gibi Anadolu’ya özgü oyunları yeniden yorumlayarak kültürel mirası yaşatmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası alanda elde ettikleri başarılara da değinen Göksel, Good Market ağına kabul edilmelerinin önemli bir doğrulama olduğunu belirtti. Bu gelişmenin, markanın adil üretim ve sürdürülebilirlik ilkelerinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü gösterdiğini söyledi.
“Atıktan Mirasa” projesiyle üretim sürecinde ortaya çıkan atık kumaşları yeniden değerlendirdiklerini ifade eden Göksel, atölye çalışmalarında katılımcıların kendi oyunlarını tasarlayabildiğini belirtti. Bu yaklaşımın hem çevresel hem de sosyal fayda sağladığını dile getirdi.
Gençlerin kültürel etkinliklere katılımının önemine dikkat çeken Göksel, müze kart desteği ve oyunlaştırılmış müze deneyimleriyle gençlerin kültürel mirasla daha güçlü bağ kurmasını hedeflediklerini söyledi. Gençlere ilgi duydukları alanların peşinden gitmeleri çağrısında bulunan Göksel, kurumlara da sosyal girişimlere daha fazla alan açılması ve görünürlük desteği sağlanması gerektiğini vurguladı. Kültürel mirası oyunla buluşturan Oyun Atlası’nın hikâyesi, hem sürdürülebilir üretim hem de gençlerin kültürel değerlerle yeniden bağ kurması açısından dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor. (Kaynak: marjinal.com.tr)





