Sağlık

Kış Depresyonuna Dikkat, Gün Işığı Azalınca Risk Artıyor

Uzmanlar, kış aylarında azalan gün ışığı ve hareketsizliğin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini vurguluyor.

Kış mevsimiyle birlikte günlerin kısalması ve soğuk havanın günlük yaşamı sınırlandırması, birçok kişide ruhsal dalgalanmalara yol açabiliyor. Uzmanlar, bu sürecin yalnızca geçici bir isteksizlik olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekerek, Mevsimsel Duygu Durumu Bozukluğu olarak tanımlanan tablonun özellikle kış aylarında daha belirgin hale geldiğini ifade ediyor. Sürekli yorgunluk hissi, motivasyon kaybı, uyku düzeninde bozulma ve günlük hayata karşı ilginin azalması, bu dönemde en sık karşılaşılan belirtiler arasında yer alıyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Ömer Faruk Şimşek, kış aylarında ruh sağlığının korunmasının büyük önem taşıdığını belirterek, enerji düşüklüğü ve isteksizliğin yaşam kalitesini etkilemeye başlaması halinde dikkate alınması gerektiğini söylüyor. Şimşek, bu belirtilerin çoğu zaman mevsimsel geçişe bağlandığını ancak uzun sürmesi durumunda bireyin hem iş hem de sosyal yaşamını olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor.

Uzman görüşlerine göre, günlük alışkanlıklarda yapılacak küçük değişiklikler ruhsal denge üzerinde önemli bir etki yaratabiliyor. Gün ışığından mümkün olduğunca fazla yararlanmanın, ruh halini düzenleyen serotonin seviyeleri üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu ifade ediliyor. Düzenli fiziksel hareketin zihinsel canlılığı desteklediği, kısa yürüyüşlerin ya da ev ortamında yapılan basit egzersizlerin bile stres düzeyini azaltabildiği belirtiliyor. Bunun yanında, uyku düzeninin korunması ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi, kış aylarında artan yalnızlık hissine karşı koruyucu bir rol üstleniyor.

Uzmanlar, kış depresyonuyla mücadelenin yalnızca bireysel çabalarla sınırlı kalmaması gerektiğini de vurguluyor. İş yerlerinde ve eğitim ortamlarında aydınlatma koşullarının iyileştirilmesi, açık hava etkinliklerinin teşvik edilmesi ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, mevsimsel duygu durumu bozukluğunun etkilerini azaltmada önemli katkı sağlıyor. Bu yaklaşımın, bireylerin ruhsal dayanıklılığını artırarak kış aylarının daha dengeli geçirilmesine yardımcı olduğu ifade ediliyor.

Prof. Dr. Şimşek, erken farkındalığın bu süreçte en etkili adım olduğuna dikkat çekerek, motivasyon kaybı ve sürekli isteksizlik gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Güneş ışığı, hareket, sosyal etkileşim ve dengeli beslenmenin kış depresyonuna karşı doğal bir koruma sunduğunu vurgulayan Şimşek, belirtilerin şiddetlenmesi halinde profesyonel destek alınmasının hem bireysel yaşam kalitesi hem de toplumsal iyilik hali açısından büyük önem taşıdığını ifade ediyor.