Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), Kent Konseyleri Yönetmeliği'nin yürürlüğe girişinin 20. yılı dolayısıyla "Kent Konseyleri ve Demokratik Belediyecilik Çalıştayı" düzenledi. Belediye başkanları, kent konseyi temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı çalıştayda, kent konseylerinin yerel yönetimlerdeki işlevi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

T B B 5735

Katılımcı Yönetim Anlayışı Öne Çıktı

Çalıştayın açılışında konuşan Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Suat Yıldız, günümüz belediyeciliğinde katılımcı yönetim anlayışının vazgeçilmez hale geldiğini belirtti. Kentlerin yalnızca fiziksel yaşam alanları olmadığını ifade eden Yıldız, vatandaşların, sivil toplumun ve akademinin karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Yıldız, kent konseylerinin hemşehrilik hukukunu güçlendiren, kentli haklarını destekleyen ve yerel demokrasi kültürünü geliştiren önemli yapılar olduğunu vurguladı.

Kent Konseyleri Yerel Demokrasinin Laboratuvarı

Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde, kent konseylerinin kadın, gençlik, çocuk, engelli ve yaşlı meclisleri aracılığıyla farklı kesimlerin yönetime katılımını artırdığına dikkat çekildi. Çevre politikalarından afet hazırlıklarına kadar birçok konuda kent konseylerinin ürettiği önerilerin belediye politikalarına yön verdiği ifade edildi.

Sorunlar ve Çözüm Önerileri Tartışıldı

Program kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda kent konseylerinin mevcut durumu, belediyelerle ilişkileri ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ele alındı. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Türkiye'de birçok kent konseyinin belediye başkanlarıyla uyum sorunları yaşadığını belirterek, demokratik uzlaşının önemine dikkat çekti. Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı Ahmet Kapanoğlu ise kentlerin karşı karşıya kaldığı göç, iklim krizi ve sosyal sorunlar nedeniyle kent konseylerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Demokrasi Katılımla Güçlenir

Çalıştayın kapanış konuşmasını yapan yerel yönetimler alanının duayen isimlerinden Prof. Dr. Ruşen Keleş, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını belirtti. Keleş, halkın karar alma süreçlerine etkin katılımını esas almayan yönetimlerin gerçek anlamda demokratik sayılamayacağını ifade etti. Kent konseylerinin yerel düzeyde önemli görevler üstlendiğini belirten Keleş, katılımcı demokrasi kültürünün gelişmesi için merkezi yönetimden yerel yönetimlere, üniversitelerden sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm kurumların ortak sorumluluk taşıdığını vurguladı. Çalıştay, kent konseylerinin geleceğine ilişkin değerlendirmeler ve yerel demokrasiyi güçlendirmeye yönelik önerilerin paylaşılmasıyla sona erdi. (TBB)

Muhabir: HABER MERKEZİ