Vücudun besinleri işlemesinden enerji depolanmasına kadar birçok hayati görev üstlenen karaciğer, beslenme alışkanlıklarından doğrudan etkilenebiliyor. Özellikle fazla kalori, şeker ve doymuş yağ içeren beslenme düzeni kilo artışı ve karaciğerde yağ birikimiyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle karaciğeri korumak için mucize bir yiyecek ya da kısa süreli “temizleme” programı yerine genel beslenme düzenine odaklanılması gerekiyor.

Şekerli İçecekler Ve İşlenmiş Gıdalara Dikkat

Karaciğer dostu bir beslenme düzeninde şekerli içeceklerin, hazır meyve sularının, rafine karbonhidratların ve aşırı işlenmiş gıdaların sınırlandırılması öne çıkıyor. Doymuş ve trans yağların fazla tüketilmesi yerine zeytinyağı ve kuruyemiş gibi doymamış yağ kaynaklarının tercih edilmesi öneriliyor. Sebze, meyve, baklagiller ve tam tahıllar ise içerdikleri lif nedeniyle dengeli beslenmenin önemli parçaları arasında bulunuyor. Kilo fazlalığı bulunan kişilerde kontrollü kilo kaybı da karaciğer yağlanmasının azaltılmasında önem taşıyor. Ancak hızlı kilo verme programları yerine sürdürülebilir bir beslenme ve hareket düzeninin benimsenmesi gerekiyor.

Karaciğer Sağlığı İçin Hangi Besinler Öne Çıkıyor?

Karaciğer sağlığını destekleyen dengeli bir beslenme programında yulaf ve diğer tam tahıllar, ilave şekersiz yoğurt, zeytinyağı, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, karnabahar, lahana, baklagiller, ceviz, badem, fındık ve taze meyveler yer alabilir. Somon, uskumru ve sardalya gibi yağlı balıklar da omega-3 içeriği nedeniyle dengeli beslenmenin bir parçası olarak tercih edilebilir. Günlük yeterli su tüketiminin yanı sıra porsiyon kontrolü de gereğinden fazla enerji alımının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.

Kahve Karaciğere İyi Geliyor Mu?

Karaciğer sağlığı konusunda en fazla araştırılan içeceklerden biri kahve. Bilimsel çalışmalarda kahve tüketimi ile bazı kronik karaciğer hastalıkları açısından daha olumlu sonuçlar arasında ilişki bildirilmiş durumda. Ancak kahve bir tedavi yöntemi olarak görülmemeli. Kişinin mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve kafeine karşı hassasiyeti tüketilecek miktarı etkileyebilir. Bitki çayları ve takviyelerde de “doğal olduğu için zararsızdır” düşüncesiyle hareket edilmemesi gerekiyor. Bazı ürünler ve yüksek doz takviyeler karaciğerde hasara yol açabileceğinden bilinçsiz kullanımından kaçınılmalı.

Karaciğer Yağlanması İlerleyebilir

Karaciğerde aşırı yağ birikmesi bazı kişilerde uzun süre belirgin bir şikâyete yol açmayabiliyor. Ancak hastalığın ilerlemesi halinde karaciğerde iltihaplanma ve fibrozis gelişebiliyor; ileri aşamalarda ise siroz gibi ciddi tablolar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle karaciğer yağlanması tespit edilen kişilerin yalnızca beslenme değişikliği yapmakla yetinmeyip hekim kontrolünde takip edilmesi önem taşıyor.

Bu Belirtiler Varsa Doktora Başvurun

Ciltte veya göz aklarında sararma, koyu renkli idrar, belirgin karın şişliği ya da ayaklarda ödem gibi belirtiler ortaya çıktığında sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Şiddetli karın ağrısı, tekrarlayan kusma veya bilinç değişikliği gibi ciddi belirtilerde ise gecikmeden tıbbi değerlendirme alınmalı. Karaciğer enzimlerinin yüksek çıkması da tek başına belirli bir hastalığın tanısı olmadığı için sonuçların hekim tarafından diğer tetkik ve bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. (Kaynak: Medicana.com.tr)

Muhabir: HABER MERKEZİ