Dünyada her yıl milyonlarca kuş, beslenmek, üremek ve daha uygun yaşam koşullarına ulaşmak için binlerce kilometrelik göç yolculuğuna çıkıyor. Ancak iklim değişikliği, doğal yaşam alanlarının kaybı ve insan kaynaklı tehditler nedeniyle birçok göçmen kuş türünün sayısı azalıyor. 10 Ekim Dünya Göçmen Kuşlar Günü kapsamında yapılan açıklamalar ise doğayı korumak için yalnızca bilim insanlarının değil, vatandaşların da önemli bir görev üstlenebileceğini ortaya koyuyor. Dünya genelinde yaklaşık 11 bin kuş türünün yüzde 20'si göç ederken göçmen kuş türlerinin yüzde 51'inin popülasyonunda azalma yaşandığı tahmin ediliyor. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre 43 göçmen kuş türü kritik tehlike altında bulunuyor. Bu türlerin karşı karşıya kaldığı en büyük tehditlerden biri ise doğal yaşam alanlarının kaybedilmesi.
Gördüğünüz Kuşu Kaydetmeniz Bilimsel Çalışmalara Katkı Sağlıyor
KuzeyDoğa Derneği kurucusu, Koç ve Utah üniversiteleri öğretim üyesi Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu, vatandaşların kuş gözlemlerini kayıt altına almasının bilimsel araştırmalar açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Bilim insanlarının her bölgede sürekli gözlem yapmasının mümkün olmadığını ifade eden Şekercioğlu, vatandaşların mahallelerinde, bahçelerinde veya köylerinde gördükleri kuşları eBird ve iNaturalist gibi dijital platformlara kaydedebileceğini söyledi. Şekercioğlu, yalnızca eBird platformunda 2 milyardan fazla kuş gözlemi bulunduğuna dikkat çekerek, “Vatandaşların kayıtları sayesinde göçmen kuşların hangi rotaları kullandığını, nerelerde konakladığını ve sayılarının yıllar içinde nasıl değiştiğini takip edebiliyoruz” dedi.
Göçmen Kuşların En Büyük Tehdidi Yaşam Alanlarının Kaybı
Göçmen kuşların karşı karşıya kaldığı tehlikeler arasında habitat kaybı, iklim değişikliği, aşırı avlanma, istilacı türler ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan çarpışmalar bulunuyor. Kritik tehlike altındaki göçmen kuş türleri için yaşam alanlarının kaybı ve bozulması, yüzde 65 ile en önemli tehdit olarak öne çıkıyor. Özellikle sulak alanların kurutulması ve doğal bölgelerin yapılaşmaya açılması, kuşların göç sırasında kullandığı beslenme ve dinlenme alanlarını olumsuz etkileyebiliyor.
Bir Köyde Tutulan Kuş Kayıtları Bile Doğayı Koruyabilir
Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu, küçük yerleşim yerlerinde yapılan düzenli gözlemlerin bile önemli sonuçlar ortaya çıkarabileceğini belirtti. Bir köydeki sulak alanda yıllarca tutulan kuş kayıtlarının, bölgenin göçmen kuşlar için taşıdığı önemi gösterebileceğini ifade eden Şekercioğlu, bu verilerin doğal alanların korunmasına yönelik bilimsel gerekçe oluşturabileceğini vurguladı. Şekercioğlu, “Bunun için biyolog ya da profesör olmanız gerekmiyor. Gördüğünüz kuşun türünü, sayısını, yerini ve tarihini doğru kaydedip paylaşmanız yeterli” ifadelerini kullandı.
Dünya Göçmen Kuşlar Günü Yılda İki Kez Kutlanıyor
Göçmen kuşların korunmasına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Dünya Göçmen Kuşlar Günü, her yıl mayıs ve ekim aylarının ikinci cumartesi günlerinde kutlanıyor. 2026 yılının ikinci etkinliği 10 Ekim Cumartesi günü gerçekleştiriliyor. Bu yılın “Her Kuş Önemlidir-Sizin Gözleminiz Önem Taşır” temasıyla, vatandaşların doğada yaptıkları gözlemlerin bilimsel araştırmalara ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkısı ön plana çıkarılıyor.
Uzmanlara göre göçmen kuşların korunmasında en önemli adımlardan biri, yaşam alanlarının izlenmesi ve türlerin sayılarındaki değişimlerin düzenli olarak kayıt altına alınması. Vatandaşların paylaşacağı doğru gözlem bilgileri de bu çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor. (Kaynak: AA)





