Kurtuluş, projenin mevcut haliyle güvenlik ve erişim açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Projenin gençler için önemli bir yatırım olduğunu vurgulayan Kurtuluş, buna rağmen konum seçiminin bazı riskleri beraberinde getirdiğini dile getirdi. Özellikle şehir merkezine uzak ve nispeten ıssız bir bölgede planlanan yatırımın, ailelerde tedirginlik oluşturabileceğini ifade etti.
“Gençlerimizi şehirden kopuk, ıssız bir noktaya göndermek ailelerimizi haklı olarak endişelendirir” diyen Kurtuluş, projenin atıl kalmaması için bölgenin cazip hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Kurtuluş, gençlik merkezinin tek başına bir yapı olarak planlanmasının yeterli olmayacağını belirterek, projenin sosyal donatılarla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bölgenin bir çekim merkezine dönüşebilmesi için ailelerin de vakit geçirebileceği alanların oluşturulmasının önemine vurgu yaptı. Mesire alanları, yürüyüş yolları ve sosyal tesislerin projeye entegre edilmesi gerektiğini ifade eden Kurtuluş, “Aileler çocuklarını bırakıp gidecek değil; aynı alanda zaman geçirebilmeli. İnsan hareketinin olduğu yerde güvenlik kendiliğinden güçlenir” dedi.
Toplumsal denetim en güçlü güvenliktir
Bölgenin aktif kullanımıyla güvenliğin sağlanabileceğini belirten Kurtuluş, sosyal hareketliliğin olmadığı alanların risk taşıdığına işaret etti. “Vatandaşın ayağının kesilmediği yerlerde olumsuzlukların barınması zorlaşır” ifadelerini kullandı. Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Kurtuluş, projenin bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Gençlerin güvenliği ve geleceğinin her türlü siyasi tartışmanın üzerinde olduğunu vurgulayan Kurtuluş, mevcut planlamanın revize edilmemesi halinde tesisin kullanım dışı kalma riski taşıdığını belirtti.



