Banaz’a bağlı Gürlek köyünde Kenz Enerji ve Madencilik şirketinin nikel madeni projesine yönelik itirazlar sürüyor. Şirketin şikayeti üzerine jandarmaya ifadeye çağrılan bazı muhtarlar ve vatandaşlar için avukatlar, çevre savunucuları ve köylüler bir araya geldi. Buluşmada, faaliyetlerin su kaynaklarına, tarım alanlarına ve doğal çevreye olası etkileri konusunda kaygılar dile getirildi.

Adsız2-14

Uşak Barosu eski başkanı avukat Baki Kantar, köylülerin bölgelerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi edinmek istediğini söyledi. Kantar, insanların yaşadıkları çevrede karşılaştıkları kazıların amacını ve hangi izinlere dayandığını sormasının doğal olduğunu belirtti. Vatandaşların tepkisini demokratik bir hak olarak değerlendiren Kantar, bu tepkilerin yasal sınırlar içinde kaldığını ifade etti. Şikayetin ardından çevre köylerin muhtarları ile bazı vatandaşların jandarmaya çağrıldığını aktardı.

Adsız-150

Kendisinin de Banazlı olduğunu hatırlatan Kantar, meslektaşlarıyla birlikte hukuki destek sunmak üzere geldiklerini söyledi. İfade işlemlerinde başta muhtarlar ve köylülerin yanında olacaklarını belirten Kantar, “Bu savunmada bu köylüler, bu dağlar, bu taşlar hiçbir zaman sahipsiz değildir” dedi.

Uşak Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura ise şirketin faaliyetlerine ilişkin izin belgelerinin açıklanmasını istedi. Muhtarların ısrarlı taleplerine rağmen kendilerine evrak sunulmadığını ileri süren Akcura, çalışmaların hukuki dayanağını öğrenmek istediklerini vurguladı.

Adsız1-25

Şirketin 2020 yılından bu yana bölgede üretime yönelik bir çalışma yürütmediğini savunan Akcura, kazıların ruhsat sürelerini uzatmak amacıyla yapıldığını iddia etti. Bölgeden alınan toprağın Balıkesir’in Sındırgı ilçesine götürüldüğünü öne sürerek, vatandaşların sorularının yanıtsız kaldığını söyledi.

Akcura, şirketin kendileri hakkında tehdit iddiasıyla, muhtarlar hakkında ise yetkilerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle şikayette bulunduğunu aktardı. Bölgede kaçak kazıya ilişkin tutanak tutulduğunu da ileri sürerek, şirketin kamu kurumlarına gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu savundu.

Murat Dağı’nın su kaynakları ve tarımsal üretim açısından önemine dikkat çeken Akcura, itirazlarının temelinde yaşam alanlarını koruma isteğinin bulunduğunu ifade etti. Yağışların azalması ve yaşanan susuzluk sorununa işaret ederek, suyun korunmasının köylerde ve şehirde yaşayan herkesi ilgilendirdiğini dile getirdi.

“Bizler savunduğumuz en önemli konu olan suyumuza, çocuklarımız için sonuna kadar sahip çıkacağız” diyen Akcura, mücadelelerini hukuki yollarla sürdüreceklerini belirtti. İfadeye çağrılan muhtarların yanında olacaklarını, işlemlerin ardından çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.

Destek buluşmasında “Suyuma, havama, toprağıma dokunma” ve “Murat Dağı bizimdir, bizim kalacak” sloganları atıldı.

Muhabir: YAVUZ KUŞDEMİR