Türkiye’nin COP31 hazırlıkları kapsamında Hatay’da düzenlenen uluslararası programda deprem bölgesindeki yeniden yapılanma süreci dünyaya anlatıldı. “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” programına 10’dan fazla ülkenin bakanları, Birleşmiş Milletler temsilcileri ve uluslararası kuruluşların yöneticileri katıldı. Programda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’ın yalnızca depremin değil, yeniden ayağa kalkışın da sembolü haline geldiğini söyledi. 6 Şubat depremlerinde en büyük yıkımı yaşayan illerden biri olan Hatay’da yürütülen çalışmalara dikkat çeken Bakan Kurum, “Hatay bize sadece acıyı değil, yeniden kurma iradesini de hatırlatıyor” ifadelerini kullandı. Depremlerin ardından 11 ilde büyük bir yeniden inşa süreci başlatıldığını belirten Kurum, yaklaşık 850 bin yapının kullanılamaz hale geldiğini hatırlattı. Bakanlık koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında 200 bin mimar, mühendis ve işçinin sahada görev aldığını söyledi.

Bakan Kurum, deprem bölgesindeki inşa çalışmalarının hızına ilişkin dikkat çeken veriler de paylaştı. Kurum, “Saatte 23, günde 550 konut üretim kapasitesine ulaştık. 27 Aralık 2025 itibarıyla 455 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim ettik” dedi. Hatay’da yeniden yapılanmanın yalnızca konut üretimi olmadığını vurgulayan Kurum, tarihi dokunun ve kültürel kimliğin korunmasına da önem verildiğini söyledi. Deprem sonrası yapılan konutların çevre dostu anlayışla tasarlandığını belirten Bakan Kurum, yeni yapıların tamamının enerji verimli ve Sıfır Atık uyumlu olduğunu açıkladı. Kurum, “Tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini aynı zamanda çevreci bir dönüşüme çevirdik. Deprem sonrası yarım milyon konutu neredeyse sıfır enerjili bina konseptine göre tasarladık. Böylece enerji tüketiminde yüzde 39, sera gazı emisyonunda ise yüzde 38 düşüş sağladık” diye konuştu.

Türkiye’nin COP31 sürecinde “dirençli şehirler” başlığını uluslararası gündemin merkezine taşımayı hedeflediğini açıklayan Bakan Kurum, program sonunda “Hatay Deklarasyonu”nun yayımlanacağını duyurdu. Kurum, yeşil bina standartlarının yaygınlaştırılması, düşük emisyonlu şehirlerin desteklenmesi ve dirençli altyapılar için yeni finansman modelleri geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu mesele yalnızca Türkiye’nin değil, tüm insanlığın ortak sorumluluğudur” dedi. Programda konuşan Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (BM-HABITAT) İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da Türkiye’nin deprem bölgesindeki çalışmalarını “dünya için dirençlilik modeli” olarak tanımladı. Rossbach, “455 binden fazla dirençli konut sadece birkaç yıl içinde tamamlandı. Türkiye artık dirençli şehirlerin nasıl olması gerektiğini gerçek projelerle dünyaya gösteriyor” ifadelerini kullandı.(Kaynak: Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı)

Muhabir: HABER MERKEZİ