Antalya’da sinemaseverler, ulusal ve uluslararası yapımların ekipleriyle bir araya geldi. Atatürk Kültür Merkezi’nin Aspendos ve Perge salonlarında gerçekleştirilen gösterimlerin ardından yönetmenler, oyuncular ve yapımcılar izleyicilerin sorularını yanıtladı. Günün programında “Artakalan”, “Düğün Şarkıcısı”, “Altı Haftalık Veda”, “Anne Sevgisine Beceriksiz Bir Saygı Duruşu” ve “Uyuyan Kadın” filmlerine ilişkin söyleşiler yer aldı.
“Artakalan” Ekibi Karakterlerin Yolculuğunu Anlattı
Ulusal Yarışma kapsamında gösterilen “Artakalan”ın söyleşisine yönetmen Yeşim Ustaoğlu, oyuncular Öykü Karayel, Metin Akdülger, Ali Kayra Kul, İlyas Salman ve Ayşegül Cengiz Akman’ın yanı sıra müzisyen Şevket Akıncı, yapımcı Anna Maria Aslanoğlu ve ortak yapımcı Yağmur Ünal katıldı. Şair bir kadın ile müzisyen bir erkeğin evliliğine odaklanan filmi değerlendiren Ustaoğlu, karakterlerin yüzleşmeleri ve kökleriyle kurdukları ilişki üzerinde durdu. İzleyiciye görme, dinleme ve hayatı algılama üzerine bir deneyim yaşatmak istediğini belirtti. Elif karakterini canlandıran Öykü Karayel, rolüyle kişisel olarak çok sayıda ortak nokta bulduğunu söyledi. Metin Akdülger ise Mehmet karakterinin işi, evliliği, babalık ve erkeklik kimliği üzerinden geçirdiği dönüşümü anlattı.
Yasemin Sakallıoğlu’ndan Gündüz Kuşağı Tekliflerine Sitem
“Düğün Şarkıcısı”nın gösterimi sonrasında yönetmen Emre Aybek, oyuncular Yasemin Sakallıoğlu, Yiğit Özşener, Mehmet Korhan Fırat, Şahin Eryılmaz ve Hande Doğandemir ile senarist Erdi Işık ve yapımcı Rodi Kayım seyircilerle buluştu. Film, başarılı bir caz solistiyken düğünlerde şarkı söylemek zorunda kalan Şahnaz’ın hikâyesini anlatıyor. Senarist Erdi Işık, yaklaşık 23 yıllık bir dönemi kapsayan öyküyü oluştururken müzik dünyasındaki deneyimlerden ve değişimlerden yararlandığını belirtti.
Şahnaz’ı canlandıran Yasemin Sakallıoğlu, karakterin yaşadıklarıyla kendi meslek hayatı arasında benzerlikler kurdu. Kadın komedyen olarak farklı işler yapmak isterken kendisine sürekli gündüz kuşağı programı teklif edildiğini anlattı. Filmdeki bütün şarkıları kendisinin seslendirdiğini söyleyen Sakallıoğlu, “Küçüğüm” şarkısının bulunduğu sahnede çok duygulandığını ve çekimin yaklaşık 30 kez tekrarlandığını ifade etti. Yiğit Özşener de Muzaffer karakterinin hayalleri ile vazgeçmek zorunda kaldıkları arasındaki iç çatışmasına dikkat çekti.
İki Yıl Para Biriktirerek Film Çektiler
Uluslararası Yarışma’da yer alan “Six Weeks On”un (Altı Haftalık Veda) yönetmeni Jacqueline Jansen ve görüntü yönetmeni Markus Ott, filmin yapım sürecini paylaştı. Jansen, bakımevinde kalan annesinin ölümünün ardından yaşadıklarından hareketle hikâyeyi oluşturduğunu anlattı. Filmde, kayıp ve yas sürecini kendi deneyimlerinden yola çıkarak ele aldığını belirtti.
Markus Ott ise yapımı gerçekleştirebilmek için iki yıl para biriktirdiğini, filmi yaklaşık 9 bin 600 avroluk bütçeyle tamamladıklarını söyledi. Maddi katkı sunan diğer kişilerin sinema sektöründen olmadığını aktaran Ott, düşük bütçeye rağmen görsel tercihlerini bilinçli biçimde oluşturduklarını vurguladı. Jansen de filmde çalışanların ücret almadığını, yapımı kendi kaynaklarıyla hayata geçirdiklerini ifade etti.
Film 15 Yılda Çekildi, Oyuncunun Rolü Değişti
Uluslararası Özel Gösterim programındaki “A Messy Tribute to Motherly Love”ın (Anne Sevgisine Beceriksiz Bir Saygı Duruşu) oyuncusu Bart Klever, finansman güçlüklerinin yapım sürecini 15 yıla uzattığını anlattı. Başlangıçta başrol için düşünüldüğünü belirten Klever, geçen sürede yaşı karaktere uygun olmaktan çıktığı için kuklacı rolünü üstlendiğini söyledi. Bütçe nedeniyle hikâyede ve çekim mekânlarında değişiklik yapıldığını da aktardı. Klever, filmin yönetmenin kişisel kayıplarından beslendiğini; kontrol ihtiyacı, kaygı ve modern yaşam üzerine bir anlatı kurduğunu dile getirdi.
Yapay Zekayla Oluşturulan “Uyuyan Kadın” Gösterildi
Ulusal Özel Gösterim kapsamında seyirciyle buluşan “Uyuyan Kadın”ın söyleşisine, sinemada Vikki Bardot adını kullanan yönetmen Gizem Avcıoğlu ile yapımcı Alkan Avcıoğlu katıldı. Tamamen yapay zekayla oluşturulan film için Georges Perec’in “Uyuyan Adam” eserinden ilham aldığını belirten Gizem Avcıoğlu, günümüzün bilgi yoğunluğu içinde yaşanan yabancılaşmayı anlatmak istediğini söyledi.
Filmin görsel dili üzerinde iki yıl çalıştığını aktaran yönetmen, yapay zekanın ürettiği parlak görüntüler yerine bulanıklık, ışık kırılmaları ve dar alan derinliğiyle farklı bir atmosfer oluşturmayı amaçladığını ifade etti. Yapımcı Alkan Avcıoğlu ise filmin gerçekçi bir dünya kurmak yerine sembolik ve alegorik bir anlatımı tercih ettiğini belirtti.
Kurgucular Çalışma Koşullarını Gündeme Getirdi
Festivalde düzenlenen “Film Yapımında Yönetmen-Kurgucu İlişkisi” panelinde, Kurgucular Dayanışmasından Melike Kasaplar, İsmet Araç ve Naim Kanat deneyimlerini paylaştı. Melike Kasaplar, kurgucunun senaryo aşamasında sürece katılmasının yönetmenle ortak bir sinema dili kurulmasına yardımcı olduğunu söyledi. İsmet Araç ise başka filmlerden alınan referanslarla özgün bir anlatım oluşturma arasındaki dengeyi değerlendirdi. Panelde kurgu çalışanlarının mesleki hakları ve çalışma koşulları da ele alındı. Kasaplar, koşulları iyileştirmek ve mesleğin sorunlarını görünür kılmak için çalıştıklarını belirtti. (Kaynak: antalyaff.com)





