Merve Şeflekçi, akran zorbalığının çocuk ve ergenler arasında giderek yaygınlaşan ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğine dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu. Şeflekçi, zorbalığı “daha güçlü olan kişi ya da kişilerin, daha az güce sahip bireylere karşı bilinçli, kasıtlı ve süreklilik gösteren şekilde fiziksel, zihinsel, sosyal ya da psikolojik zarar verme amacı taşıyan davranışlar bütünü” olarak tanımladı.
Akran zorbalığının en sık okul ortamında yaşandığını belirten Şeflekçi, okul yolundan çok sınıf içinde, teneffüslerde ve ortak alanlarda ortaya çıkan bu davranışların uzun vadede ciddi sosyal ve psikolojik sonuçlara yol açabildiğini ifade etti. Günümüzde çocuklar arasında şiddet ve saldırgan davranışların pek çok ülkede yaygınlaştığını vurgulayan Şeflekçi, bu durumun yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Siber Zorbalık Görünmez Tehlike
Uzman Psikolog Şeflekçi, akran zorbalığının yalnızca yüz yüze değil, çevrimiçi ortamlarda da sıkça yaşandığını belirtti. Siber zorbalığın sosyal medya, e-posta ve çocukların aktif kullandığı dijital platformlar üzerinden gerçekleştiğine dikkat çeken Şeflekçi, ebeveynlerin çoğu zaman çocuklarının bu ortamlarda neler yaşadığını fark edemediğini, bu nedenle zorbalığın uzun süre gizli kalabildiğini dile getirdi.
Zorba ve Mağdur Arasındaki Güç Dengesizliği
Zorba davranışlarının temelinde güç dengesizliği olduğuna işaret eden Şeflekçi, zorbalığın tekrarlayıcı nitelik taşıdığını ve mağdurun çoğu zaman herhangi bir tahrikte bulunmadığını söyledi. Zorbalığın, mağdurun da içinde bulunduğu sosyal grup içerisinde gerçekleştiğini belirten Şeflekçi, bu durumun çocuğun kendini daha çaresiz hissetmesine neden olduğunu ifade etti.
Mağdur Çocuklarda Derin Etkiler
Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda özgüven kaybı, içe kapanma, kaygı, okula gitmek istememe ve akademik başarının düşmesi gibi belirtilerin sık görüldüğünü belirten Şeflekçi, ilerleyen süreçte uyku ve yeme sorunları, sağlık şikayetleri, hatta kendine zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkabildiğini vurguladı. Zorbalık yapan çocuklarda ise ilerleyen yaşlarda alkol ve madde kullanımı, öfke kontrol sorunları, okuldan kopma ve sosyal dışlanma riskinin arttığını ifade eden Şeflekçi, zorbalığın hem mağdur hem de zorba açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Aile ve Okullara Kritik Görev
Akran zorbalığıyla mücadelede ailelerin ve okulların birlikte hareket etmesinin hayati önem taşıdığını belirten Şeflekçi, çocuğun mağdur olması durumunda öncelikle dinlenmesi, güven verilmesi ve empatik bir tutum sergilenmesi gerektiğini ifade etti. Zorba rolündeki çocuklara ise davranışın kabul edilemez olduğunun sakin ama net bir dille anlatılması gerektiğini vurguladı. Okullarda rehberlik servisleri öncülüğünde öğretmenler, veliler ve öğrencilerin dahil olduğu kapsamlı bilinçlendirme programlarının uygulanması gerektiğini söyleyen Şeflekçi, tutarlı kurallar ve önleyici eğitimlerle akran zorbalığının önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtti. (doktortakvimi)






