Küresel iş gücü piyasasında dengeler değişiyor. ManpowerGroup tarafından yayımlanan “İnsanla Gelen Fark: Geleceğin İş Dünyası Trendleri” raporu, pandemi sonrası hız kazanan zorunlu ofise dönüş uygulamalarının özellikle kadın çalışanlar üzerinde ciddi etkiler yarattığını ortaya koydu. Araştırmaya göre haftanın beş günü ofis zorunluluğu getiren şirketlerde kadınların işten ayrılma ihtimali erkeklere kıyasla üç kat daha yüksek.
41 ülkede 12 binden fazla çalışan ve 40 bin işverenle yapılan araştırma, iş dünyasının yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda toplumsal bir kırılma döneminden geçtiğini gösteriyor. Raporda ofise dönüş politikalarının hibrit ve uzaktan çalışma modellerine kıyasla işe alım süreçlerini de yavaşlattığı vurgulanıyor. Tam zamanlı ofis içi pozisyonların doldurulması, benzer hibrit ya da uzaktan rollere göre ortalama yüzde 23 daha uzun sürüyor. Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise çalışan güvenindeki gerileme. Jeopolitik belirsizlikler, ekonomik dalgalanmalar ve değişen kariyer dinamikleri nedeniyle hem çalışanların hem de yöneticilerin sistemlere duyduğu güvenin azaldığı belirtiliyor. Çalışanların önemli bir kısmı iş liderlerinin kararlarını yeterince şeffaf bulmadığını ifade ediyor.
Artan gelir eşitsizliği de raporun öne çıkan bulguları arasında yer aldı. Birleşmiş Milletler’in 2025 verilerine atıf yapılan çalışmada, yoksulluğun azaldığına işaret edilse de çalışanların önemli bölümünün ekonomik kırılganlık yaşadığına dikkat çekiliyor. Saha çalışanlarının yüzde 39’u gelirinden memnun olmadığını, yüzde 36’sı ise geçimini sağlamak için ikinci bir işe ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Enerji talebindeki yükseliş de iş dünyasını yeniden şekillendiriyor. Yapay zeka odaklı veri merkezlerinin artışıyla birlikte küresel enerji tüketimi hızla yükselirken, bu alanda nitelikli iş gücü ihtiyacı büyüyor. Enerji ve kamu hizmetleri sektöründeki işverenlerin yüzde 76’sı aradıkları yeteneği bulmakta zorlandıklarını dile getiriyor.
ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, esnek çalışma modellerinin artık bir ayrıcalık değil, sürdürülebilir iş hayatının temel unsuru haline geldiğini belirterek, kurumların kapsayıcı ve güven temelli politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Rapora göre geleceğin iş dünyasında rekabet avantajı sağlayacak şirketler, çalışan beklentileriyle uyumlu, esnek ve insan odaklı modelleri merkeze alan kurumlar olacak. (www.marjinal.com.tr)





